Bilgi Merkezi / Rehber
Sivas Kongresi
Sivas Kongresi, Birinci Dünya Savaşı sonrasında işgale uğrayan vatan topraklarını kurtarmak ve milletin bağımsızlığını sağlamak amacıyla, seçilmiş ulus temsilcilerinin 4-11 Eylül 1919 tarihleri arasında Sivas'ta bir araya gelmesiyle gerçekleşen ulusal nitelikte bir kongredir. Erzurum Kongresi kararlarını genişleterek tüm ulusu kapsayan bir nitelik kazandırmış ve yeni Türk Devleti'nin kuruluşuna temel olmuştur. Bu yönüyle Sivas Kongresi, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde büyük bir öneme sahiptir.
Son gözden geçirme: 11 Ekim 2026
- Tarih
- 4-11 Eylül 1919
- Yer
- Sivas Lisesi Binası
- Katılımcılar
- 41 delege (farklı kaynaklarda 31-38 arası)
- Başkan
- Mustafa Kemal Paşa
- Önemi
- Erzurum Kongresi kararlarını ulusal düzeye taşıdı
- Çıkarılan Gazete
- İrâde-i Milliye
Kongrenin Toplanma Süreci ve Delegeler
Sivas Kongresi, Mustafa Kemal Paşa'nın Amasya Genelgesi'ni açıklamasının ardından yaptığı çağrı üzerine toplanmıştır. Kongreye, doğu illeri adına Erzurum Kongresi'nde seçilen Heyet-i Temsiliye üyeleri ile Batı ve Orta Anadolu illerinden gelen temsilciler katılmıştır. Ancak bazı illerde valilik baskısı nedeniyle delege seçimi gerçekleşememiş, bazı delegelerin yola çıkması engellenmiş, bu nedenle kongreye katılamamış veya çalışmalar bittikten sonra Sivas'a ulaşabilmişlerdir. Sonradan katılanlarla birlikte delege sayısının 41'i bulduğu söylenebilir.
Delegeler, kongrenin ilk oturumunda İttihat ve Terakki ile bağları olmadığını ispatlamak için bir yemin metni hazırlayıp okumuşlardır. Yemin metninde, hilafet ve saltanat makamına, İslamiyet'e, devlete, millete ve memlekete hizmetten başka bir gaye güdülmediği, şahsi ve siyasi ihtiraslardan uzak durulacağı vurgulanmıştır. Mustafa Kemal Paşa, delegelerin otelde kalmasını yasakladığı için delegeler Sivaslıların evlerinde misafir edilmiş; Şekercizade İsmail Efendi birçok delegeyi evinde ağırlamıştır. Kongre başkanı Mustafa Kemal Paşa ise kongrenin yapıldığı lise binasında hazırlanan odada kalmıştır.
Alınan Kararlar: Vatanın Bütünlüğü ve Bağımsızlık
Sivas Kongresi'nde alınan kararlar, Erzurum Kongresi'nde kabul edilen vatanın bütünlüğü ve bağımsızlığıyla ilgili kararların aynen kabul edilmesiyle başlamıştır. Mondros Ateşkes Anlaşması'nın imzalandığı 30 Ekim 1918 tarihindeki sınırlar içinde kalan ve İslam çoğunluğunun yaşadığı Osmanlı topraklarının birbirinden ve Osmanlı topluluğundan ayrılamayacağı, bir bütün olduğu kararlaştırılmıştır. Bu topraklarda yaşayan tüm Müslüman halkların kardeş olduğu ve birbirlerinin haklarına saygılı olunacağı belirtilmiştir.
Osmanlı toplumunun bütünlüğü, milli istiklalin sağlanması ve hilafet ile saltanat makamının dokunulmazlığı için Kuvâ-yi Milliye'nin etkili ve milli iradenin hâkim kılınması esas kabul edilmiştir. Vatan topraklarının herhangi bir parçasına yönelik müdahale ve işgallere, özellikle Rumluk ve Ermenilik kurulmasına yönelik hareketlere karşı elbirliğiyle savunma ve direnme meşru görülmüştür. Gayrimüslim azınlıkların hakları korunmakla birlikte, siyasi egemenlik ve toplumsal dengeyi bozacak imtiyazlar verilmesi kabul edilmemiştir.
Milli İrade ve İstanbul Hükümeti
Kongrede, milletlerin kendi geleceğini bizzat tayin ettiği bu tarihi dönemde İstanbul Hükümeti'nin de milli iradeye bağlı olması gerektiği vurgulanmıştır. Milli iradeye dayanmayan bir hükümetin kararlarının milletçe benimsenmeyeceği ve dışarıda da geçerli olmayacağı ifade edilmiştir. Bu nedenle İstanbul Hükümeti'nin milli meclisi hiç zaman kaybetmeden toplaması ve memleketin geleceğiyle ilgili kararları milli meclisin denetimine sunması zorunlu görülmüştür.
Ayrıca, vatan ve milletin maruz kaldığı zulümler karşısında milli vicdandan doğan vatansever cemiyetlerin birleşmesiyle oluşan genel topluluğun 'Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti' adını aldığı açıklanmıştır. Bu cemiyetin her türlü particilik akımlarından ve şahsi ihtiraslardan uzak olduğu, tüm Müslüman vatandaşların doğal üyesi sayıldığı belirtilmiştir. Kongre, bu cemiyetin genel kurultayı olarak kabul edilmiş ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin de ilk kurultayı olarak tarihe geçmiştir.
Heyet-i Temsiliye ve Teşkilatlanma
Sivas Kongresi, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin genel kongresi olarak, mukaddes maksadı takip etmek ve genel teşkilatı idare etmek üzere bir Heyet-i Temsiliye (Temsil Kurulu) seçmiştir. Bu kurul, Erzurum Kongresi'nde seçilen üyelerin yanı sıra Sivas Kongresi'nde seçilen yeni üyelerle birlikte milli mücadelenin yürütme organı haline gelmiştir. Köylerden il merkezlerine kadar tüm milli teşkilatlar takviye edilmiş ve birleştirilmiştir.
Kongrede ayrıca, milli mücadelenin sesini duyurmak amacıyla 'İrâde-i Milliye' gazetesinin çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu gazete, milli iradenin ve mücadelenin halka ulaştırılmasında önemli bir araç olmuştur. Sivas Kongresi, yalnızca bir karar organı değil, aynı zamanda milli mücadelenin örgütlenmesinde ve halkın bilinçlendirilmesinde kritik bir rol üstlenmiştir.
Dış Politika ve Yardım Meselesi
Kongrede, devlet ve milletin iç ve dış bağımsızlığı ile vatanın bütünlüğü saklı kalmak şartıyla, milli esaslara saygılı olan ve istila emeli gütmeyen herhangi bir devletin teknik, sınai ve ekonomik yardımının memnuniyetle karşılanacağı ifade edilmiştir. Bu yaklaşım, tam bağımsızlık ilkesinden ödün vermeden, çağdaş gelişmeleri takip etme ve uluslararası işbirliğine açık olma anlayışını yansıtmaktadır.
Ayrıca, İtilaf Devletleri'nden, 30 Ekim 1918 tarihli sınırlar içinde kalan ve İslam çoğunluğunun yaşadığı vatan topraklarının taksimi görüşünden vazgeçilmesi, tarihi, ırki, dini ve coğrafi haklara riayet edilmesi ve hakka dayalı bir karar alınması beklenmiştir. Bu talepler, milli mücadelenin haklılığını ve barışçıl niyetini ortaya koymuştur.
Tarihi Önemi ve Mirası
Sivas Kongresi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecinde bir dönüm noktasıdır. Erzurum Kongresi'nde alınan kararların ulusal düzeye taşınması, milli iradenin hâkim kılınması ve Kuvâ-yi Milliye'nin etkinliğinin artırılması, bu kongrenin en önemli sonuçlarıdır. Kongre, aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi'nin ilk kurultayı olarak kabul edilmekte ve bu yönüyle Türk siyasi tarihinde ayrıcalıklı bir yere sahiptir.
Alınan kararlar, yeni Türk Devleti'nin temel ilkelerini oluşturmuş; vatanın bütünlüğü, milli bağımsızlık ve milli irade kavramları bu kongrede net bir şekilde ortaya konmuştur. Sivas Kongresi, milli mücadelenin kararlılığını ve halkın iradesine olan inancı tüm dünyaya ilan etmiştir. Bu yönüyle kongre, yalnızca bir toplantı değil, bir milletin yeniden dirilişinin ve bağımsızlık yürüyüşünün sembolüdür.
Vefa ile
Sivas Kongresi, aziz şehitlerimizin ve gazilerimizin kanlarıyla yoğrulan vatan topraklarının bölünmez bütünlüğünü ilan eden kutsal bir milat olarak hafızalarımızda yaşamaktadır. Bugün, bu toprakları bize emanet eden ecdadımıza olan vefa borcumuz, milli iradeye ve bağımsızlık ülküsüne sahip çıkmakla ödenebilir.
Bu sayfa, Vikipedi'deki «Sivas Kongresi» maddesinden yararlanılarak yapay zekâ destekli editörlük ile özgün cümlelerle yeniden yazılmıştır; Vikipedi metinleri CC BY-SA 4.0 lisanslıdır. Kesin bilgi için resmî ve akademik kaynaklara başvurun; bir hata görürseniz bize bildirin.
Kaynaklar
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; resmî ve bağlayıcı metin için kaynaklara bakın. Hukuki, mali veya tıbbi tavsiye değildir.