Bilgi Merkezi / Rehber
Nezahat Onbaşı
Nezahat Onbaşı, daha dokuz yaşında bir kız çocuğuyken babasıyla birlikte Kurtuluş Savaşı'na katılan, cephelerde gösterdiği üstün cesaretle Türk milletinin gönlünde taht kuran bir kahramandır. Babasının komuta ettiği 70. Alay ile Geyve, Konya, İnönü, Sakarya ve Gediz cephelerinde savaşmış, 12 yaşında onbaşılığa yükselmiştir. Onun hikâyesi, vatan sevgisinin yaşla ölçülemeyeceğinin en güzel örneklerinden biridir.
Son gözden geçirme: 11 Ekim 2026
- Doğum
- İstanbul (kesin tarih bilinmiyor)
- Ölüm
- 24 Eylül 1994, İstanbul
- Katıldığı Cepheler
- Çanakkale, Geyve, Konya, I. ve II. İnönü, Sakarya, Gediz
- Rütbe
- Onbaşı (12 yaşında)
- Ödül
- TBMM'nin ilk İstiklal Madalyası kararı (30 Ocak 1921)
Cephede Geçen Çocukluk
Nezahat Onbaşı, Hafız Halit Bey ile Hadiye Hanım'ın kızı olarak dünyaya geldi. Annesini I. Dünya Savaşı yıllarında veremden kaybedince, babası onu yanına almak zorunda kaldı. Böylece küçük Nezahat, önce Çanakkale cephesinde, ardından 70. Alay ile Millî Mücadele'de yer aldı. Çocukluğu savaş meydanlarında geçti; ata binmeyi ve silah kullanmayı burada öğrendi.
1920'de ilk asker elbisesini giydi. Cephede karşılaştığı Çerkes Ethem, ona ilk silahını hediye etti. Yunan kuvvetlerinin 'Kızlı Alay' dediği 600 kişilik 70. Alayın simgesi hâline geldi. Mustafa Kemal Paşa ve İsmet Paşa'nın dikkatini çekti; üç kez Mustafa Kemal Paşa ile cephede karşılaştı.
Gediz'de Destanlaşan Sözler
Türk ordusunun Yunanlara karşı ilk yenilgisini aldığı Gediz Cephesi'nde, kaçan askerlerin önüne dikilen Nezahat, 'Ben babamın yanına ölmeye gidiyorum, siz nereye gidiyorsunuz?' diyerek birliğin toparlanmasını sağladı. Bu olaydan sonra kendisine onbaşı rütbesi verildi. Bu sözler, onun savaş kahramanı olarak tarihe geçmesine vesile oldu.
Nezahat Onbaşı'nın kahramanlığı, TBMM'de de konuşuldu. 30 Ocak 1921 tarihli oturumda Bursa mebusu Emin Bey, ilk İstiklal Madalyası'nın ona verilmesini teklif etti. Karar zabıtlara geçti ancak madalya, Nezahat Hanım'ın sağlığında takdim edilemedi.
Savaş Sonrası Hayat
Savaş bittikten sonra babasıyla İstanbul'a yerleşen Nezahat Onbaşı, önce Bursa Amerikan Kız Koleji'nde, ardından İstanbul'daki Fransız Jan Dark Enstitüsü'nde okudu. Babasının ikinci evliliği üzerine okuldan alındı ve ortaokuldan sonra eğitimine devam edemedi. 1931'de İstiklal Madalyası sahibi genç bir subay olan Yüzbaşı Mehmet Rıfat Bey ile evlendi.
Soyadı Kanunu çıktığında 'Baysel' soyadını alan çiftin iki kızı oldu. Nezahat Hanım, subay eşinin görev yaptığı Tokat, Amasya, Bursa, Ankara ve İstanbul'da yaşadı. 1936'da Ankara'da İsmet İnönü Kız Enstitüsü'ne giderek yarım kalan eğitimini tamamladı.
Atatürk'ün Yakınında
Eşi Mehmet Rıfat Bey'in Atatürk'ün yaverleri arasına girmesiyle Nezahat Onbaşı, Dolmabahçe Sarayı'ndaki devlet törenlerine ve balolara katıldı. Dönemin asker ve lider eşleriyle iyi ilişkiler kurdu. 1974'te eşini kaybetti.
Kamuoyu, onun hikâyesini 1944'te Samet Ağaoğlu'nun 'Kuvayı Milliye Ruhu' adlı kitabıyla öğrendi. Gazeteci Kadri Kayabal ile yaptığı görüşmede, Kurtuluş Savaşı'na ait belgeleri ödünç verdi ancak bu belgeler kayboldu. Bu yüzden onbaşılık belgesi ve İstiklal Madalyası'nı alamadı. 1986'da Dolmabahçe Sarayı'nda düzenlenen törenle TBMM Başkanı Necmettin Karaduman tarafından kendisine takdir beratı sunuldu.
Vefatı ve Madalyasına Kavuşması
Nezahat Onbaşı, 24 Eylül 1994'te Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde hayatını kaybetti. Cenazesi askerî törenle Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi. İstiklal Madalyası'nı alamadan ölmesi, Ozan Bodur'un 'Meclis'in Unuttuğu Kahraman Nezahet' adlı kitabıyla yeniden gündeme geldi.
2013 yılında TBMM Başkanı Cemil Çiçek, gecikme için özür dileyerek madalyayı Nezahat Onbaşı'nın torununun kızı Gizem Ünaldı'ya takdim etti. Böylece, TBMM'nin ilk İstiklal Madalyası kararı, 92 yıl sonra sahibine ulaştı. Kahramanlık hikâyesi, Şeref Manun tarafından anime-manga tekniğiyle çizilerek çizgi roman olarak da yayımlandı.
Vefa ile
Nezahat Onbaşı, vatanı için çocuk yaşta cepheye koşan ve ömrünü bu uğurda adayan bir kahraman olarak milletimizin gönlünde daima yaşayacaktır. Onun aziz hatırası, şehitlerimize ve gazilerimize olan minnet borcumuzun en canlı nişanesidir.
Bu sayfa, Vikipedi'deki «Nezahat Onbaşı» maddesinden yararlanılarak yapay zekâ destekli editörlük ile özgün cümlelerle yeniden yazılmıştır; Vikipedi metinleri CC BY-SA 4.0 lisanslıdır. Kesin bilgi için resmî ve akademik kaynaklara başvurun; bir hata görürseniz bize bildirin.
Kaynaklar
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; resmî ve bağlayıcı metin için kaynaklara bakın. Hukuki, mali veya tıbbi tavsiye değildir.