Bilgi Merkezi / Rehber
Mustafa Ertuğrul Aker
Mustafa Ertuğrul Aker, I. Dünya Savaşı'nda Çanakkale'den Galiçya'ya uzanan cephelerde gösterdiği üstün başarılarla tanınan, Kurtuluş Savaşı'nda da önemli hizmetlerde bulunmuş bir Türk topçu subayıdır. Özellikle 1917'de Britanya'nın deniz uçağı taşıma gemisi HMS Ben-My-Chree'yi kıyı topçu ateşiyle batırarak dünya askerî tarihine geçmiştir. Onun azmi ve cesareti, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesindeki kararlılığının sembollerinden biri olmuştur.
Son gözden geçirme: 11 Ekim 2026
- Doğum-Ölüm
- 1892 - 1968
- Görev Yerleri
- Çanakkale, Galiçya, Kaş, Kemer, Aydın, Antalya
- Önemli Zafer
- HMS Ben-My-Chree'yi batırdı (1917)
- Madalyalar
- Harp Madalyası, İstiklal Madalyası, Alman Demir Haç Madalyası ve daha fazlası
- Defin Yeri
- Antalya Andızlı Mezarlığı
Askerî Hayatı ve Çanakkale Cephesi
Mustafa Ertuğrul, 1912 yılında Harp Okulu'ndan topçu subayı olarak mezun oldu. İlk büyük sınavını Çanakkale Savaşı'nda verdi; 27. Alay bünyesinde gösterdiği üstün gayret ve cesaretle Osmanlı Harp Madalyası ve Alman Demir Haç Madalyası'na layık görüldü. Çanakkale'nin ardından Galiçya Cephesi'ne gönderilen genç subay, 1916'da yurda döndü ve kendisine 4 dağ topu verilerek Kaş bölgesine tayin edildi.
Bu görev, onun tarihe adını yazdıracak mücadelesinin başlangıcı oldu. Kaş'ta, düşman donanmasına karşı kıyı savunması yapmakla görevlendirilen Mustafa Ertuğrul, emrindeki küçük batarya ile büyük işler başaracağını kısa sürede gösterdi.
Meis Harekâtı ve Ben-My-Chree'nin Batırılışı
I. Dünya Savaşı sırasında Meis Adası, Britanya ve Fransız kuvvetlerinin denetimindeydi. Alman General Liman von Sanders'in 'çok gizli' emriyle adanın işgaline karar verildi; ancak cephedeki şartlar bunu imkânsız kılınca operasyon, Meis Limanı'nda demirli düşman gemilerini imha etmeye yönelik bir harekâta dönüştürüldü. Mustafa Ertuğrul'un komutasındaki 7,7'lik Alman yapımı Erhard dağ topları, bu görev için Kaş'a konuşlandırıldı.
9 Ocak 1917'de, dünya savaş tarihinde bir ilke imza atıldı: Mustafa Ertuğrul'un bataryası, 120 metre boyunda, altı deniz uçağı taşıyan Britanya'nın ünlü gemisi HMS Ben-My-Chree'yi sadece 36 dakikada batırdı. Aynı gün limandaki pek çok küçük tekne de sulara gömüldü. Bu zafer, bir kıyı bataryasının deniz uçağı gemisini batırdığı ilk örnek olarak tarihe geçti.
Paris II ve Alexandra'nın Batırılışı
Mustafa Ertuğrul'un başarıları bununla sınırlı kalmadı. Kısa bir süre sonra Kemer yakınlarındaki Ağva koyunda Fransız avizosu Paris II'yi sadece 18 dakikada batırdı ve mürettebatını esir aldı. Bu başarılar, Müttefik donanmasını açık denizde seyretmeye zorladı.
Düşman gemileri artık kıyıya yaklaşmaktan çekinir olmuştu. Mustafa Ertuğrul, bu kez farklı bir taktik geliştirdi: İçi dinamit dolu portakal sandıklarıyla yüklü bir yelkenliyi, düşman gemisi Alexandra'ya doğru yola çıkardı. Sandıkların zehirli olmadığını düşünen düşman mürettebatı, gemiyi yükleyerek içeri aldı ve kısa süre sonra Alexandra da sulara gömüldü. Bu cesur ve zekice plan, Mustafa Ertuğrul'un sadece bir topçu değil, aynı zamanda bir strateji dehası olduğunu gösterdi.
Kamaları Sökülmeyen Batarya
I. Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle birlikte Mondros Mütarekesi gereği Anadolu'daki tüm silah ve cephaneye el konuldu; topların kamaları söküldü. Ancak Mustafa Ertuğrul'un bataryası için bir istisna yapıldı. Dönemin Britanyalı komutanı Charles Rumney Samson, Ben-My-Chree'nin eski komutanıydı ve Mustafa Ertuğrul'un kahramanlığını bizzat görmüştü. Samson, 'Gösterdiği kahramanlıktan dolayı bu batarya toplarının kamalarını sökmek askerî şerefe aykırıdır' diyerek bataryaya dokunmadı.
Bu olay, Mustafa Ertuğrul'un kahramanlığının düşman tarafından bile takdir edildiğinin en güzel kanıtıdır. O, savaşın acımasız koşullarında bile askerlik şeref ve haysiyetini koruyan bir komutan olarak hafızalara kazındı.
Kurtuluş Savaşı'nda Hizmet ve Sonrası
Mustafa Ertuğrul, Türk Kurtuluş Savaşı'nda da önemli görevler üstlendi. 1919'da Aydın'da yaralanana kadar mücadeleye katkı verdi. Savaşın ardından Antalya'ya yerleşti ve burada görev yaptıktan sonra emekliye ayrıldı. 5 Kasım 1968'de vefat eden kahraman komutan, Antalya Andızlı Mezarlığı'na defnedildi.
Onun hatırası, Antalya'da Muratpaşa Belediyesi'nin ilan ettiği anma haftası ve Kaş Belediyesi'nin düzenlediği etkinliklerle yaşatılmaktadır. 2007 yılında Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından Atatürk Parkı'na heykeli dikilmiştir. Mustafa Ertuğrul Aker, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin unutulmaz kahramanlarından biri olarak anılmaya devam etmektedir.
Madalyaları ve Özel Hayatı
Mustafa Ertuğrul, Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti dönemlerinde gösterdiği üstün başarılardan dolayı toplam 10 madalya ve rozetle taltif edildi. Bunlar arasında Harp Madalyası, İstiklal Madalyası, Alman Demir Haç Madalyası, Prusya Liyakat Madalyası ve Galiçya Savaşı metal rozeti gibi önemli nişanlar bulunmaktadır.
Özel hayatında, komutanı Şefik Bey'in kızıyla evlendi. 1934'te Soyadı Kanunu'nun çıkmasının ardından kayınpederinin soyadı olan 'Aker'i seçti. Mustafa Ertuğrul Aker, hem askerî dehası hem de vatan sevgisiyle Türk tarihinde müstesna bir yere sahiptir.
Vefa ile
Mustafa Ertuğrul Aker, Çanakkale'den Meis'e, Kurtuluş Savaşı'ndan Cumhuriyet'e uzanan onurlu mücadelesiyle milletimizin gönlünde taht kurmuş bir kahramandır. Onun ve silah arkadaşlarının aziz hatıraları, her yıl düzenlenen anma etkinlikleriyle yaşatılmakta; şehitlerimize ve gazilerimize olan vefa borcumuz, bu kıymetli değerleri gelecek nesillere aktararak ödenmektedir.
Bu sayfa, Vikipedi'deki «Mustafa Ertuğrul Aker» maddesinden yararlanılarak yapay zekâ destekli editörlük ile özgün cümlelerle yeniden yazılmıştır; Vikipedi metinleri CC BY-SA 4.0 lisanslıdır. Kesin bilgi için resmî ve akademik kaynaklara başvurun; bir hata görürseniz bize bildirin.
Kaynaklar
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; resmî ve bağlayıcı metin için kaynaklara bakın. Hukuki, mali veya tıbbi tavsiye değildir.