Bilgi Merkezi / Rehber
Türk Kurtuluş Savaşı Güney Cephesi
Güney Cephesi, I. Dünya Savaşı'nın ardından Fransız kuvvetleri ve Ermeni Lejyonu'na karşı verilen millî mücadelenin adıdır. Sykes-Picot Anlaşması'nın izlerini taşıyan bu cephede Maraş, Antep, Urfa ve Adana'da Kuvâ-yi Milliye birlikleri destan yazmıştır. 20 Ekim 1921 tarihli Ankara Anlaşması ile cephe kapanmış, vatan toprakları düşman işgalinden kurtarılmıştır.
Son gözden geçirme: 11 Ekim 2026
- Tarih
- 1919-1921
- Yer
- Maraş, Antep, Urfa, Adana ve çevresi
- Taraflar
- TBMM Kuvâ-yi Milliye güçleri ile Fransa ve Ermeni Lejyonu
- Sonuç
- 20 Ekim 1921 Ankara Anlaşması ile Fransız işgalinin sona ermesi
- Önemli Olay
- Antep Savunması (1920-1921), Maraş'ın kurtuluşu (7 Şubal 1920)
Arka Plan ve İşgal Süreci
Mondros Mütarekesi'nin ardından İngiliz orduları Maraş, Antep, Urfa ve Adana'yı işgal etti. 1916 tarihli Sykes-Picot Anlaşması gereği bu bölgelerin Fransızlara bırakılması öngörülmüştü; ancak Rusya'daki devrim ve Wilson ilkeleri bu projeyi uygulanamaz hale getirdi. İngiltere ile Fransa arasında Suriye üzerinden çıkan anlaşmazlık, 15 Eylül 1919'da imzalanan Suriye İtilafnamesi ile çözüldü. Buna göre Musul İngilizlere, Maraş, Antep ve Urfa civarı ise Fransızlara bırakıldı.
İngiliz işgali döneminde önemli bir direniş yaşanmadı; asıl mücadele Fransız işgaliyle başladı. Fransızlar, bölgedeki Ermeni Lejyonu'na dayanarak halk üzerinde baskı kurmaya çalıştı. Bu durum, millî bilincin güçlenmesine ve Kuvâ-yi Milliye hareketinin hızla örgütlenmesine zemin hazırladı.
Maraş Savunması
Maraş'ta ilk kıvılcım, Sütçü İmam'ın hamamdan çıkan kadınlara sarkıntılık eden Ermeni askerlere karşı koymasıyla çakıldı. Bu olay, halkın öfkesini ve direniş kararlılığını artırdı. Fransız birliklerine karşı başlayan silahlı mücadele, kısa sürede şehir geneline yayıldı.
Maraş halkı, yokluk ve zorluklara rağmen büyük bir kahramanlık gösterdi. Fransız işgaline karşı verilen bu destansı direniş, 7 Şubat 1920'de zaferle sonuçlandı. TBMM, bu eşsiz mücadeleyi onurlandırmak amacıyla 7 Şubat 1973'te Maraş'a 'Kahraman' unvanını verdi. Bu unvan, şehrin millî hafızadaki yerini ölümsüzleştirdi.
Antep Savunması
Fransızlar, 1 Nisan 1919'da Antep'i işgal etti. Ancak halk, işgale boyun eğmedi. 1920 yılının Nisan ayında başlayan ayaklanma ile şehirde büyük bir direniş başladı. On bir ay süren savunma boyunca Fransızlar, şehre yaklaşık 70.000 mermi attı; 6.317 Antepli hayatını kaybetti. Buna rağmen Fransızlar, Antep'e girmeyi başaramadı.
30 Mayıs 1920'de kısa süreli bir ateşkes imzalandıysa da 17 Haziran'da çatışmalar yeniden başladı ve yıl sonuna dek sürdü. Açlık ve yokluğun had safhaya ulaşması üzerine savunma, 1921 başlarında sona erdi. TBMM, bu eşsiz direnişin şerefine 8 Şubat 1921'de Antep'e 'Gazi' unvanını verdi. 20 Ekim 1921'de imzalanan Ankara Antlaşması ile Fransızlar, 25 Aralık 1921'de Antep'ten tamamen çekildi.
Urfa'nın Kurtuluşu
Urfa'da direniş, Ali Saip Bey'in Jandarma Komutanı olarak atanmasının ardından hız kazandı. Halkın örgütlenmesiyle yaklaşık üç bin kişilik bir millî güç oluşturuldu. '12'ler' olarak bilinen vatansever önderler, Hacı Mustafa Hacıkamiloğlu'nun liderliğinde 7 Şubat 1920'de Fransız komutanlığına şehrin boşaltılmasını talep eden bir ültimatom verdi.
Ültimatomun ardından başlayan çatışmalarda 9 Şubat'ta şehrin yarısı geri alındı. Fransız birlikleri, artan direniş karşısında tutunamayarak 10 Nisan 1920'de Urfa'dan çekilmek zorunda kaldı. Urfa'nın kurtuluşu, Güney Cephesi'ndeki ilk büyük başarılardan biri olarak tarihe geçti.
Adana ve Tarsus Muharebeleri
Adana bölgesinde Fransızlar, Hacı Talip Çiftliği Baskını'nda ağır bir yenilgi aldı ve Tarsus Bağları'na çekilerek savunma hattı kurdu. Türk kuvvetleri, demiryollarını ve yolları keserek Tarsus'un Adana ve Mersin'den yardım almasını engelledi. Bu durum, Fransızları zor durumda bıraktı.
Yarbay Şemsettin Bey'in Sayköy'de kurduğu karargahta yapılan planlamayla 15/16 Temmuz 1920 gecesi taarruza geçildi. İlk iki taarruz başarısız olduysa da 18/19 Temmuz gecesi yapılan üçüncü taarruza çevre köylerden binlerce kişi katıldı. Silahsız halkın 'Allah Allah' nidalarıyla destek verdiği bu büyük hücum karşısında Fransızlar, 200 kadar ölü vererek Tarsus'a çekildi. Türk tarafında ise 15 şehit ve 40 yaralı vardı.
Ankara Anlaşması ve Cephenin Kapanışı
Güney Cephesi'ndeki direniş, Fransa'yı masaya oturmaya zorladı. 9 Mart 1921'de Bekir Sami-Briand Anlaşması imzalandıysa da TBMM tarafından onaylanmadı. Bunun üzerine 15 Mart 1921'de Londra'da yeni bir mutabakat sağlandı ve nihayet 20 Ekim 1921'de Ankara Antlaşması imzalandı.
Bu anlaşma ile Antep, Adana ve çevrelerinin Türklere geri verilmesi kabul edildi. 25 Aralık 1921'de son Fransız askeri Antep'ten ayrıldı. Böylece Güney Cephesi resmen kapandı. Bu zafer, millî mücadelenin Batı Cephesi'ndeki başarısına da önemli bir katkı sağladı.
Vefa ile
Güney Cephesi'nde canlarını feda eden aziz şehitlerimiz, Maraş'ta Sütçü İmam'ın kıvılcımından Antep'in Gazi unvanına uzanan destanıyla milletimizin gönlünde ebediyen yaşayacaktır. Onların aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz.
Bu sayfa, Vikipedi'deki «Türk Kurtuluş Savaşı Güney Cephesi» maddesinden yararlanılarak yapay zekâ destekli editörlük ile özgün cümlelerle yeniden yazılmıştır; Vikipedi metinleri CC BY-SA 4.0 lisanslıdır. Kesin bilgi için resmî ve akademik kaynaklara başvurun; bir hata görürseniz bize bildirin.
Kaynaklar
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; resmî ve bağlayıcı metin için kaynaklara bakın. Hukuki, mali veya tıbbi tavsiye değildir.