Bilgi Merkezi / Rehber
Türk Kurtuluş Savaşı Doğu Cephesi
Türk Kurtuluş Savaşı'nın Doğu Cephesi, 1919-1921 yılları arasında Doğu Anadolu ve Güney Kafkasya'da yürütülen askerî harekâtları kapsar. Bu cephede, Mondros Mütarekesi sonrası yayılmacı bir tutum sergileyen Ermenistan Demokratik Cumhuriyeti'ne karşı Kâzım Karabekir Paşa komutasındaki 15. Kolordu başarılı bir savunma ve taarruz gerçekleştirmiştir. Cephenin kapanması, Gümrü Antlaşması ve ardından Moskova Antlaşması ile doğu sınırının güvence altına alınmasını sağlamıştır.
Son gözden geçirme: 11 Ekim 2026
- Tarih
- 1919-1921 (Türk-Ermeni Savaşı: 24 Eylül-2 Aralık 1920)
- Yer
- Doğu Anadolu, Güney Kafkasya (Oltu, Sarıkamış, Kars, Gümrü)
- Komutan
- Kâzım Karabekir Paşa (Doğu Cephesi Komutanı)
- Muharip Güç
- 15. Kolordu: 15.000-20.000 kişi; Ermenistan: 20.000-50.000 kişi
- Sonuç
- TBMM zaferi; Gümrü Antlaşması (2 Aralık 1920), Moskova Antlaşması (16 Mart 1921)
Doğu Cephesi'nin Açılması ve Öncesi
I. Dünya Savaşı sırasında Kafkas Cephesi'nde Ruslarla işbirliği yapan Ermeniler, 1917'deki Rus İhtilali sonrası boşalan bölgede 28 Mayıs 1918'de Erivan merkezli bir devlet kurdular. Ruslar çekilirken Türk ordusu bölgeye ulaşamadan Ermeniler, Doğu Anadolu'nun kendilerine ait olduğunu ileri sürerek Gümrü, Iğdır, Arpaçay ve Aras'a kadar ilerlediler. Mondros Mütarekesi (30 Ekim 1918) sonrası Türk 3. Ordusu Kafkasya'yı boşaltınca, bölgede Ermenistan, Gürcistan, Azerbaycan ve Nahçıvan cumhuriyetleri kuruldu. Bu boşaltma sırasında Türk halkını korumak için Ardahan-Batum'da Acara Şura Hükûmeti, Kars-Oltu-Sarıkamış-Kağızman'da Güneybatı Kafkas Geçici Milli Hükûmeti kuruldu; ancak bu hükûmetler üç ay sonra İngilizlerce dağıtıldı. Bölgenin savunulması, karargâhı Erzurum'da bulunan 15. Kolordu'ya verildi.
Sovyetlerle İlişkiler ve Diplomatik Gelişmeler
İtilaf Devletleri'nin Bolşevik Rusya ve Türkiye'yi çevreleme çabaları, iki ülke arasında yakınlaşmaya yol açtı. Mustafa Kemal Paşa, Samsun'a çıktıktan sonra Havza'da Rus albay Semyon Budyonni ile görüştü; Rus tarafı yardım teklif etti ancak saltanat ve hilafetin kaldırılmasını şart koştu. Mustafa Kemal Paşa, tek amaçlarının savaşı kazanmak olduğunu, diğer şartların zaferden sonra düşünülebileceğini söyledi. Sivas Kongresi sonrası Halil Kut Paşa Moskova'ya gönderildi; 27 Aralık 1919'da Samsun'da gizli bir antlaşma imzalandı. TBMM'nin açılışından üç gün sonra, 26 Nisan 1920'de Mustafa Kemal Paşa, Lenin'e bir mektup göndererek emperyalistlere karşı ortak mücadele, beş milyon altın ve cephane yardımı talep etti. Bu mektup, Sovyetlerin Bakü petrollerine ve boğazlara hâkimiyet hedefleriyle örtüşüyordu. İki gün sonra Sovyet orduları Azerbaycan'ı işgal ederek 28 Nisan'da Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti'ni yıktı.
Türk-Ermeni Savaşı ve Kâzım Karabekir'in Taarruzu
TBMM Hükûmeti, Ermeni yayılmacılığına son vermek için 20 Eylül 1920'de askerî harekât kararı aldı ve Kâzım Karabekir'i tam yetkiyle Doğu Cephesi Komutanlığı'na atadı. 28 Eylül 1920'de başlayan taarruzda Türk kuvvetleri, Ardeşen-Yusufeli-Oltu-Bayezit hattını aşarak Oltu Muharebesi'ni kazandı. Ardından Sarıkamış ve Kars Muharebeleri'nde Ermeni ordusunu bozguna uğrattı. 30 Ekim'de Kars'ı geri alan Türk ordusu, Ermenilerin Bolşevik Rusya ve ABD'den yardım taleplerini sonuçsuz bıraktı. Kasım 1920'de Karakoyunlu ve Iğdır'ı da kurtaran Kâzım Karabekir, Ermeni birliklerini Gümrü'ye kadar takip etti; 7 Kasım'da Gümrü'ye girilmesiyle Ermenistan barış istemek zorunda kaldı.
Gümrü Antlaşması ve Doğu Sınırının Belirlenmesi
2 Aralık 1920'de imzalanan Gümrü Antlaşması ile Batum, Sarıkamış, Kars, Ağrı, Erzurum, Artvin, Oltu ve çevresi TBMM Hükûmeti'ne bırakıldı; savaşta ele geçirilen Gümrü kenti ise Ermenistan'a geri verildi. Antlaşma, Sevr Antlaşması'nın geçersizliğini Ermenilerce kabul ettirdi, Doğu Anadolu'daki Ermeni isteklerini sona erdirdi ve 1878'de kaybedilen Kars ve çevresini Türkiye'ye kazandırdı. Bu antlaşma, TBMM'nin uluslararası alandaki ilk siyasi başarısı olarak kayıtlara geçti. 4 Aralık 1920'de Kızıl Ordu Erivan'a girdi ve Ermenistan Sovyetleştirildi; Taşnak hükûmeti iktidardan çekildi.
Moskova Antlaşması ve Cephenin Kapanışı
Ermenistan'ın Sovyetleşmesinin ardından Türk ve Rus orduları Gürcistan'a ilerledi; Gürcistan da Sovyetleştirildi. 26 Şubat 1921'de Moskova'da başlayan konferansta Türk heyeti, Misak-ı Millî'nin tanınmasını sağladı. 16 Mart 1921'de imzalanan Moskova Antlaşması ile Kars ve Ardahan Türkiye'ye bırakıldı; Batum Sovyetlere devredildi. Nahçıvan'ın Azerbaycan himayesinde özerk bir bölge olması kararlaştırıldı. Bu antlaşmayla Doğu Cephesi resmen kapandı. Sovyetler, Anadolu'ya 39 bin tüfek, 327 makineli tüfek, 54 top, 63 milyon fişek ve 147 bin mermi gönderdi; bu mühimmat Sakarya ve Büyük Taarruz'da kullanıldı. Lenin ayrıca Frunze ve Voroşilov'u askerî danışman olarak Ankara'ya gönderdi. Buhara Cumhuriyeti'nin gönderdiği 100 milyon altın rublenin yalnızca 17,5 milyonu Anadolu'ya ulaştı; kalanı Sovyetlerce alıkonuldu.
Doğu Cephesi'nin Askerî Düzeni ve Sonuçları
Doğu Cephesi'nde Türk tarafında 15. Kolordu; dört tümen, süvari ve topçu alaylarından oluşuyordu ve muharip personel sayısı 15.000-20.000 arasındaydı. Ermenistan ise dört tümene sahipti; milislerle birlikte 50.000 kişiye ulaşan bir kuvvet çıkarabiliyordu. Cephe hattı, 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı sonrası belirlenen Ardeşen-Yusufeli-Oltu-Bayezit hattıydı. Bu cephedeki zaferler, TBMM'nin otoritesini güçlendirdi, Misak-ı Millî'nin doğu sınırlarını büyük ölçüde belirledi ve Kurtuluş Savaşı'nın batı cephesine kaynak aktarılmasını kolaylaştırdı.
Vefa ile
Doğu Cephesi'nde şehit düşen Mehmetçiklerimiz, vatan toprağını kanlarıyla sulayarak Kars, Sarıkamış ve Gümrü'de destan yazmışlardır. Aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor; onların emaneti olan bu toprakları ilelebet muhafaza edeceğimize söz veriyoruz.
Bu sayfa, Vikipedi'deki «Türk Kurtuluş Savaşı Doğu Cephesi» maddesinden yararlanılarak yapay zekâ destekli editörlük ile özgün cümlelerle yeniden yazılmıştır; Vikipedi metinleri CC BY-SA 4.0 lisanslıdır. Kesin bilgi için resmî ve akademik kaynaklara başvurun; bir hata görürseniz bize bildirin.
Kaynaklar
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; resmî ve bağlayıcı metin için kaynaklara bakın. Hukuki, mali veya tıbbi tavsiye değildir.