İçeriğe geç
12 Ekim 2026, PazartesiŞehitlerimize vefa, gazilerimize minnet.

Bilgi Merkezi / Rehber

Mustafa Fehmi Kubilay

Mustafa Fehmi Kubilay, Türkiye Cumhuriyeti'nin genç bir öğretmeni ve yedek subayı olarak 23 Aralık 1930'da Menemen'de cumhuriyet karşıtı bir grup tarafından öldürüldü. Bu olay, Türk tarihinde 'Kubilay Olayı' olarak anılır ve cumhuriyetin kazanımlarını koruma mücadelesinin simgelerinden biri haline gelmiştir.

Son gözden geçirme: 10.10.2026

Doğum Tarihi
15 Kasım 1906
Doğum Yeri
Adana, Kozan
Ölüm Tarihi
23 Aralık 1930
Ölüm Yeri
İzmir, Menemen
Olay
Menemen'de cumhuriyet karşıtı grup tarafından şehit edilme
Yargılama
105 sanık, Divanıharp'te yargılandı; 37 idam cezası
İdamlar
28 kişi, 3 Şubat 1931'de idam edildi
Anıt
Şehit Kubilay Anıtı, 26 Aralık 1934'te tamamlandı

Yaşamı ve Eğitimi

Mustafa Fehmi Kubilay, 15 Kasım 1906'da Adana'nın Kozan ilçesinde, Girit göçmeni Hüseyin Karavana ile Zeynep Hanım'ın çocuğu olarak dünyaya geldi. Ailesi, 1912'de İzmir'e, ardından akrabalarının bulunduğu Aydın'a taşındı. İlköğrenimini Aydın'da tamamladıktan sonra, 1919'da Yunan isyanlarının belirtileri üzerine ailesiyle birlikte Antalya'ya göç etmek zorunda kaldı; ancak kısa süre sonra babasını kaybetti.

Antalya'da Darülmuallimin'in üçüncü sınıfındayken okulun kapanması üzerine İzmir'e döndü. Burada tarih derslerine olan ilgisi ve Kubilay Han'a duyduğu hayranlık nedeniyle arkadaşları ona 'Kubilay' lakabını taktı. Birkaç arkadaşıyla yaşadığı bir olay sonrası Bursa Muallim Mektebi'ne yönlendirildi ve 1926'da buradan mezun oldu.

Öğretmenlik ve Askerlik Yılları

Kubilay, 1 Eylül 1926'da ilk görev yeri olan Aydın'ın Sultanhisar Mektebi'ne atandı. İki ay sonra Gazipaşa Mektebi'ne geçti ve burada tanıştığı öğretmen arkadaşı Fatma Vedide Hanım'la 1928'de evlendi. Çiftin oğlu Vedat Aktuğ, 10 Mayıs 1929'da doğdu; ancak kısa süre sonra geçimsizlik nedeniyle Aralık 1929'da boşanma davası açıldı ve evlilik sona erdi.

Bu süreçte Kubilay, 1 Ekim 1929'da Gazipaşa Mektebi'nden ayrılarak İzmir Gaziemir'e tayin edildi. Askerlik görevini tamamlamak üzere İstanbul Harbiye Mektebi'ne dağıtımı yapıldı ve son bölümü için Menemen'deki 43. Piyade Alayı'na yedek subay olarak atandı.

Menemen'de Şehit Edilişi

23 Aralık 1930 sabahı Menemen'de silahlı altı kişi, bir camiden aldıkları yeşil sancağı ilçe meydanına dikerek şeriat talebiyle isyan başlattı. Yüzbaşı Fahri Bey'in uyarısına rağmen dağılmayan gruba müdahale için 43. Piyade Alayı'ndan Kubilay gönderildi. Kubilay, eylemcilere teslim olma çağrısı yaparken açılan ateş sonucu yaralandı ve ardından başı kesilerek öldürüldü.

Çatışma sırasında mahalle bekçileri Hasan ve Şevki de saldırganlara direndi; ancak onlar da hayatını kaybetti. Bu üç kişinin şehit edilmesi, Türkiye genelinde büyük yankı uyandırdı.

Yargılama ve Sıkıyönetim

Olayın ardından 27 Aralık 1930'da Dolmabahçe Sarayı'nda bir toplantı yapıldı. Ertesi gün Atatürk, orduya gönderdiği başsağlığı telgrafında, Menemen'deki vahşeti ve bazı ahalinin olayı alkışlamasını 'cumhuriyetçi ve vatanperverler için utanılacak bir hadise' olarak nitelendirdi.

31 Aralık 1930'da Menemen ile Manisa ve Balıkesir'in merkez ilçelerinde sıkıyönetim ilan edildi. 7 Ocak 1931'de İzmir'de yapılan toplantının ardından 105 sanık Divanıharp'te yargılandı. 24 Ocak 1931'de 37 kişiye idam cezası verildi; 28 kişi 3 Şubat 1931 gecesi idam edildi. Sıkıyönetim, 28 Şubat 1931'de Manisa ve Balıkesir'den, 8 Mart 1931'de Menemen'den kaldırıldı.

Anısı ve Mirası

Kubilay'ın anısına 26 Aralık 1934'te Ratip Aşir Acudoğu tarafından Menemen'de Şehit Kubilay Anıtı tamamlandı. Mermer ve bronzdan inşa edilen heykelin yüksekliği 15,66 metredir. Her yıl 23 Aralık'ta anma törenleri düzenlenmekte; 2023'te 17. kez bir yol koşusu yapılmıştır.

1931'de Kan Demir, önsözünde Kubilay'ı ve beraberinde öldürülenleri tanıtmak amacıyla 'Şehit Kubilay' kitabını yayımladı. Ayrıca Bursa, Adana ve Ankara'daki bazı okullara, Kozan'daki bir parka, Menemen'deki bir kavşağa, İzmir'de işletilen bir arabalı vapura ve Keçiören'de bir semt ile konağa Kubilay'ın adı verildi.

Popüler Kültürde

Kubilay'ın hikâyesi, 2010 yılında Ahmet Akıncı'nın yönettiği 'Kubilay' filmine konu oldu. Ayrıca 1968'de Fazıl Hüsnü Dağlarca, olayı 'Kubilay Destanı' adlı eserinde destan biçimiyle aktardı.

Bu sayfa, Vikipedi'deki «Mustafa Fehmi Kubilay» maddesinden yararlanılarak yapay zekâ destekli editörlük ile özgün cümlelerle yeniden yazılmıştır; Vikipedi metinleri CC BY-SA 4.0 lisanslıdır. Kesin bilgi için resmî ve akademik kaynaklara başvurun; bir hata görürseniz bize bildirin.

Kaynaklar

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; resmî ve bağlayıcı metin için kaynaklara bakın. Hukuki, mali veya tıbbi tavsiye değildir.