Bilgi Merkezi / Rehber
Kafkasya Cephesi
Kafkasya Cephesi, I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı İmparatorluğu'nun 2. ve 3. orduları ile Rus İmparatorluğu Kafkas Ordusu arasında geçen çetin bir mücadele alanıdır. Doğu Anadolu'nun derinliklerine kadar yayılan bu cephe, Trabzon, Bitlis, Muş ve Van'ı içine almış; deniz harekâtlarıyla da desteklenmiştir. Cephe, Rusya'daki Çarlık rejiminin çöküşüyle yeni bir boyut kazanmış, 1918'de Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti'nin Osmanlı safhında yer alması ve Bakü Muharebesi gibi gelişmelerle savaşın son evresinde farklı bir karaktere bürünmüştür.
Son gözden geçirme: 11 Ekim 2026
- Tarih
- 1914-1918
- Yer
- Doğu Anadolu, Kafkasya, Trabzon, Van, Bitlis, Muş
- Taraflar
- Osmanlı İmparatorluğu, Azerbaycan DC - Rus İmparatorluğu, Ermeni gönüllüler, Britanya, Almanya
- Sonuç
- Mondros Ateşkes Anlaşması (30 Ekim 1918)
- Önemli Olay
- Sarıkamış Harekâtı, Van Ayaklanması, Bakü Muharebesi
Taraflar ve Güç Dengesi
Kafkasya Cephesi'nde Osmanlı'nın 3. Ordusu, Rusların ise Kafkas Ordusu karşı karşıya geldi. Savaşın başında Osmanlı birleşik kuvvetleri 100 bin asker ve lojistik birliklerle birlikte 190 bin kişiye ulaşıyordu; ancak donanım bakımından yetersizdi. Rus Kafkas Ordusu ise 100 tabur, 117 bölük ve 250 toptan oluşuyordu; 100 bin er ve 15 bin atlıya sahipti. Rusların geri hizmetlerde 150 bin kişilik bir gücü vardı.
Rus ordusu, Tannenberg ve Masurian Gölleri'ndeki yenilgilerin ardından güçlerinin yarısını Avrupa cephesine kaydırmak zorunda kaldı. Buna rağmen Kafkasya'da Nazarbekov, Silikian ve Pirumov gibi Ermeni asıllı generaller görev yapıyordu. 1917'de Rus ordusu dağıldığında 110-120 bin Ermeni kökenli asker aktifti. Rus Kafkas Ordusu'nun karargâhı Tiflis'teydi ve fiili komutan General Yudeniç'ti.
Amaçlar ve Stratejik Beklentiler
Osmanlı Devleti'nin bu cephedeki temel hedefleri, 93 Harbi'nden beri Rusya'da kalan Kars, Ardahan, Artvin ve Batum'u geri almak; Kafkasya Müslümanlarının bağımsızlık mücadelesine destek olmak; Hazar ötesindeki Türk topluluklarıyla bağ kurarak Turan idealini gerçekleştirmekti. Ayrıca Rus kuvvetlerini bu cephede tutarak Almanların Doğu Cephesi'ndeki yükünü hafifletmek amaçlanıyordu. Bu kararda Almanların Bakü petrollerinden yararlanma isteği de etkili olmuştur.
Ermeni gönüllü birlikleri ise Büyük Ermenistan kurma hedefiyle Rusya'nın yanında yer aldı. 1914 yazında Rus Silahlı Kuvvetleri bünyesinde kurulan bu birlikler, Andranik Ozanyan, Drastamat Kanayan, Arşak Gafavian ve Sargis Mehrabyan gibi komutanların önderliğinde 20 bin kişiyle faaliyete geçti. 1916'da Yudeniç'in kararıyla bu birliklerin bir kısmı dağıtıldı, bir kısmı Rus Kafkas Ordusu'na bağlandı.
1914: İlk Çatışmalar ve Sarıkamış
1 Kasım 1914'te Ruslar Bergmann Atağı ile sınırı geçti. Kasım sonunda Erzurum-Sarıkamış ekseninde Osmanlı topraklarına 25 kilometre derinliğe ilerlediler. Ermeni tugaylarının desteğiyle Karaköse ve Doğubayazıt'ı ele geçirdiler. Osmanlı kayıpları ağır oldu: 9 bin ölü, 3 bin esir ve 2 bin 800 firari.
22 Aralık'ta Enver Paşa'nın komutasındaki 3. Ordu, Kars'ı hedefleyen Sarıkamış Harekâtı'nı başlattı. Ancak şiddetli kış şartları ve lojistik yetersizlikler nedeniyle harekât felaketle sonuçlandı. 6 Ocak 1915'te 3. Ordu karargâhı ateş altında kaldı ve geri çekilme emri verildi. Enver Paşa, İstanbul'a dönerken, Ermeni gönüllü birliklerinin Osmanlı ilerleyişini geciktirmedeki rolü, Rusların Sarıkamış'ta savunma düzenini kurmasına imkân tanıdı.
1915: Van Ayaklanması ve Tehcir
Şubat 1915'te General Yudeniç, Rus Kafkas Ordusu komutanlığına getirildi. 20 Nisan'da Van'da Ermeni ayaklanması başladı. İsyancılar, 300 tüfek ve 1.000 tabancayla 1.500 gönüllü Ermeni ve 30 bin Vanlı Ermeni'nin korunmasını üstlendi. Rus kuvvetleri 17 Mayıs'ta Van'a girdi; General Yudeniç, Aram Manougian başkanlığında bir Ermeni geçici hükûmetinin kurulmasını onayladı.
Bu gelişmeler üzerine Osmanlı hükûmeti, 27 Mayıs 1915'te Tehcir Kanunu'nu kabul etti. Erzurum, Van ve Bitlis'teki Ermenilerin Musul'un güneyine, Zor ve Urfa'ya; Adana, Halep ve Maraş civarındakilerin ise Suriye'nin doğusuna nakledilmesi kararlaştırıldı. Haziran ayı boyunca Arapkir, Erzincan, Mardin, Erzurum, Kayseri, Harput, Trabzon ve Samsun gibi şehirlerde tehcir uygulandı. Bu süreç, savaşın en acı sayfalarından biri olarak tarihe geçti.
1916-1917: Rus İlerleyişi ve Çöküş
1916'da Ruslar, Erzurum ve Trabzon'a yönelik büyük taarruzlara girişti. Osmanlı 2. Ordusu'nun bir kısmı Çanakkale'den bu cepheye kaydırıldı. Ancak Rus üstünlüğü belirgindi; Osmanlı kuvvetleri 600 kilometrelik hattı 50 bin asker ve 130 topla savunmaya çalışıyordu. Ruslar, Van Gölü'nün batısında yaz boyunca ilerledi.
23 Şubat 1917'de Rus Devrimi'nin patlak vermesiyle Rus Kafkas Ordusu dağılmaya başladı. Ermeni gönüllü tugayları ve milisleri, yeni kurulan Ermeni devletinin ordusuna dönüştü. 3 Mart 1918'de Brest-Litovsk Antlaşması ve 4 Haziran 1918'de Batum Antlaşması ile Osmanlı ile Rusya ve Ermenistan arasında çatışmalar kısmen sona erdi. Ancak silahlı mücadele, Orta Hazar Diktatörlüğü ve Britanya'nın Dunsterforce birlikleriyle devam etti.
1918: Son Harekâtlar ve Mondros
1918'de Osmanlı ordusu, Kafkasya'da yeniden harekete geçti. Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti'nin Osmanlı safhında yer almasıyla Bakü Muharebesi yaşandı. Almanya ise petrol kaynaklarının güvenliğini sağlamak amacıyla Gürcistan üzerinden Osmanlı'ya karşı harekât düzenledi. Alman Kafkasya Seferi, Batum'da Osmanlı ve Alman kuvvetlerini karşı karşıya getirdi.
Kafkasya Cephesi'ndeki çatışmalar, 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Ateşkes Anlaşması ile sona erdi. Bu anlaşma, Osmanlı İmparatorluğu'nun savaştaki genel yenilgisinin bir parçası olarak cephenin kapanmasını sağladı. Kafkasya'daki Türk varlığı, Mondros'un ardından büyük ölçüde sona erdi; ancak bölgedeki Türk topluluklarıyla bağlar, Millî Mücadele döneminde de sürdü.
Vefa ile
Kafkasya Cephesi, Sarıkamış'ta donarak şehit düşen on binlerce Mehmetçiğin ve Doğu Anadolu'yu savunurken can veren kahramanların aziz hatırasını taşır. Bu toprakları vatan kılanların ruhu, milletimizin gönlünde daima yaşayacaktır.
Bu sayfa, Vikipedi'deki «Kafkasya Cephesi» maddesinden yararlanılarak yapay zekâ destekli editörlük ile özgün cümlelerle yeniden yazılmıştır; Vikipedi metinleri CC BY-SA 4.0 lisanslıdır. Kesin bilgi için resmî ve akademik kaynaklara başvurun; bir hata görürseniz bize bildirin.
Kaynaklar
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; resmî ve bağlayıcı metin için kaynaklara bakın. Hukuki, mali veya tıbbi tavsiye değildir.