İçeriğe geç
12 Ekim 2026, PazartesiŞehitlerimize vefa, gazilerimize minnet.

Bilgi Merkezi / Rehber

İstiklâl Marşı'nın Kabulü

Son gözden geçirme: 10 Ekim 2026

İstiklâl Marşı'nın Kabulü

İstiklâl Marşı, Türk milletinin bağımsızlık iradesini ve vatan sevgisini en yüksek perdeden haykıran eşsiz bir abide eserdir. 12 Mart 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından resmen kabul edilen bu milli marş, Cumhuriyet'in ilanından yaklaşık iki buçuk yıl önce, Kurtuluş Savaşı'nın en çetin günlerinde milletin ortak sesi olmuştur. Eser, savaş meydanlarında mücadele eden kahraman ordumuza moral kaynağı olmanın ötesinde, henüz kurulmamış olan devletin de ideal bir milli marşı niteliğini taşımıştır.

Marşın sözleri, dönemin güçlü kalemi Mehmet Âkif Ersoy tarafından kaleme alınmıştır. Eserin temelinde Türk vatanına duyulan derin sevgi, özgürlük ve inanç kavramları ile bağımsızlık uğruna gösterilen umut, adanmışlık ve fedakârlık duyguları yatmaktadır. Bu yüce kavramlar; bayrak, insan ruhu ve vatan toprağı gibi güçlü imgelerle işlenerek milletin hafızasına kazınmıştır. Ersoy'un orijinal el yazmasında yer alan "Kahraman Ordumuza" ithafı, eserin savaşı kazanan millî kuvvetlere olan güvenini ve onların fedakârlıklarını yansıtan en anlamlı nişanedir.

İstiklâl Marşı'nın kabul süreci, Maarif Vekaleti'nin 1921'de düzenlediği bir güfte yarışmasıyla başlamıştır. Yarışmaya 724 şiir katılmış, ancak hiçbiri bir istiklal marşında aranan vasıfları taşımamıştır. Mehmet Âkif, "milletin başarılarının para ile övülemeyeceği" düşüncesiyle yarışmaya katılmak istememiş, ancak Maarif Vekili Hamdullah Suphi Bey'in daveti üzerine fikrini değiştirerek Ankara'daki Taceddin Dergâhı'ndaki odasında bu ölümsüz şiiri kaleme almıştır. Şiir, önce cephede asker arasında okunmuş ve büyük beğeni toplamıştır.

Ön elemeyi geçen yedi şiir, 12 Mart 1921'de Mustafa Kemal'in başkanlığındaki Meclis oturumunda tartışılmıştır. Mehmet Âkif'in şiiri, Meclis kürsüsünde Hamdullah Suphi Bey tarafından okunduğunda milletvekilleri büyük bir heyecana kapılmış ve diğer şiirlerin okunmasına gerek görülmemiştir. Bazı itirazlara rağmen şiir, coşkulu alkışlarla kabul edilmiştir. Şair, kazandığı beş yüz liralık ödülü yoksul kadın ve çocuklara iş öğreterek yoksulluklarına son vermek amacıyla kurulan Darülmesaiye bağışlamış ve marşın Türk milletinin eseri olduğunu beyan etmiştir.

Ülkenin içinde bulunduğu savaş koşulları nedeniyle bestelenmesi iki sene ertelenen marş için açılan ikinci yarışmaya 24 besteci katılmış, ancak kesin bir sonuç alınamamıştır. Farklı bölgelerde farklı bestelerle okunan marşın güftesi için 1924'te Ali Rıfat Çağatay'ın bestesi kabul edilmiş, 1930'da ise dönemin Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Şefi Osman Zeki Üngör'ün 1922'de hazırladığı bugünkü beste yürürlüğe konmuştur. Marşın armonilemesini Edgar Manas, bando düzenlemesini ise İhsan Servet Künçer yapmıştır. Protokol gereği, bugün marşın sadece ilk iki dörtlüğü beste eşliğinde söylenmektedir.

Türkiye'de her yıl 12 Mart günü resmî olarak "İstiklâl Marşı'nın Kabulü ve Mehmet Âkif Ersoy'u Anma Günü" olarak kutlanmaktadır. Bu anlamlı günde düzenlenen etkinlik ve törenlerle, milletin bağımsızlık mücadelesinin sembolü olan bu eşsiz eserin kabulü kutlanmakta ve onun şairi Mehmet Âkif Ersoy rahmet ve minnetle anılmaktadır. İstiklâl Marşı, devlet ve askerî törenlerde, millî bayramlarda ve okul törenlerinde okunarak milletimizin ortak hafızasında yaşamaya devam etmektedir.

Bu sayfa, Vikipedi'deki «İstiklâl Marşı» maddesinden yararlanılarak yapay zekâ destekli editörlük ile özgün cümlelerle yeniden yazılmıştır; Vikipedi metinleri CC BY-SA 4.0 lisanslıdır. Kesin bilgi için resmî ve akademik kaynaklara başvurun; bir hata görürseniz bize bildirin.

Kaynaklar

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; resmî ve bağlayıcı metin için kaynaklara bakın. Hukuki, mali veya tıbbi tavsiye değildir.