Bilgi Merkezi / Rehber
Hasan Tahsin
Hasan Tahsin, 15 Mayıs 1919'da İzmir'e çıkan Yunan askerlerine ateş açarak Türk direnişinin sembol isimlerinden biri olmuştur. Gerçek adı Osman Nevres olan Tahsin, gazeteci kimliğiyle de tanınır.
Son gözden geçirme: 10.10.2026
- Doğum
- 1888, Selanik
- Ölüm
- 15 Mayıs 1919, İzmir
- Gerçek Adı
- Osman Nevres
- Eğitim
- Paris Sorbonne Üniversitesi
- Görev
- Teşkilat-ı Mahsusa
- Gazete
- Hukuk-u Beşer
- Olay
- İzmir'in işgalinde ilk kurşun
- Sonuç
- Yunan askerlerine ateş açtı, şehit oldu
Hayatı ve Eğitimi
Hasan Tahsin, 1888 yılında Selanik'te doğdu. Babasının adı Recep'tir ve ailesi dönme olarak bilinir. İlköğrenimine Selanik'teki Şemsi Efendi Okulu'nda başladı, ardından Selanik Feyziye Mektebi'ni bitirdi. İttihat ve Terakki tarafından burslu olarak Paris Sorbonne Üniversitesi'nde siyasal bilimler okudu. Öğrenimi sırasında Trablusgarp'ı işgal eden İtalya'yı protesto etmek için Mısırlı öğrenci lideri Şeyh Dayef ile mitingler düzenledi.
Bükreş Görevi ve Ad Değişimi
Paris'te İttihat ve Terakki ve Teşkilat-ı Mahsusa'da görev aldı. İstanbul'a döndükten sonra, Osmanlı aleyhine Balkanları karıştıran İngiliz istihbaratı adına çalışan Buxton kardeşlerin faaliyetlerini önlemekle görevlendirildi. Bükreş'te Buxton kardeşlere suikast düzenledi ve 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 1916'da Almanya'nın Balkanlara girmesiyle Romanya'dan salıverilip İstanbul'a döndü. Verem tedavisi için İsviçre'ye giderken tanınmamak için pasaportuna Hasan Tahsin adını yazdırdı ve bu adı kullandı. Bazı kaynaklara göre bu ad, Teşkilat-ı Mahsusa'ya girerken kendisine verildi.
İzmir'de Gazetecilik
1918'de İzmir'e yerleşen Hasan Tahsin, 'Hatıra' adlı bir şirket kurdu ve Osmanlı Sulh ve Selamet Cemiyeti'nin sözcülüğünü yapan Hukuk-u Beşer gazetesini yayımlamaya başladı. Yazılarında 'Vatanperver Hasan Tahsin' lakabını kullandı. Kadın haklarının savunuculuğunu yapan ilk erkeklerden biri oldu. İzmir'e geldiği yıl Sudiye Hanım'la gizlice evlendi ve bu evlilikten Mehmet Kemal adında bir oğlu oldu.
İlk Kurşun
İzmir'in Yunanlara teslim edilmesini istemeyenler 'Redd-i İlhak Heyeti Milliyesi' adlı bir dernek kurdu. 14 Mayıs'ı 15 Mayıs'a bağlayan gece binlerce İzmirli eski Musevi mezarlığında toplandı. Belediye Başkanı Hacı Hasan Paşa ve Hasan Tahsin halkı direnişe çağırdı. 15 Mayıs 1919 sabahı saat yedi buçuk sıralarında Hasan Tahsin, Konak Meydanı Kordonboyu'nda bekliyordu. Yunan Efzon Alayı saat 08:55'te karaya çıktı. Yürüyüş kolunun başı kışla hizasını geçtiğinde Hasan Tahsin kalabalığın arasından sıyrılarak öne geçti ve 'Olamaz, olamaz, böyle ellerini sallaya sallaya giremezler' diyerek tabancasıyla ateş açtı. İlk anda iki Yunan askerini öldürdüğü belirtilir; bazı anlatımlara göre ise bayraktarı vurdu. Tüm fişeklerini boşalttıktan sonra Yunan askerlerinin ateşi ve süngülemesi sonucu hayatını kaybetti. Naaşı İzmir Saat Kulesi'nin altında bulundu.
Millî Mücadele'ye Etkisi
Hasan Tahsin'in attığı ilk kurşun, Türk Kurtuluş Mücadelesi'nde diğer bölgelere örnek oldu. Aydın ve Balıkesir'de işgale karşı direniş başladı. Demirci Mehmet Efe, 'Bir genç düşmana ilk kurşunu sıkmış, bundan sonrası bize düşer!' diyerek bu olayın önemini vurguladı.
Tartışmalar ve Farklı Görüşler
Hasan Tahsin'in Sabetaycı olduğu ve ilk kurşunu atmadığı yönünde bazı iddialar ortaya atılmıştır. Yalçın Küçük, 2006'da yayımlanan 'Gizli Tarih' adlı kitabında bu iddiaları dile getirmiştir. Mustafa Armağan ise Tahsin'in tetikçi olduğunu ve ilk kurşunun 1970 öncesi kaynaklarda yer almadığını öne sürmüştür. Ayrıca ilk kurşunun Balıkesir'de veya Hatay Dörtyol'da atıldığına dair farklı tezler de bulunmaktadır. Bu iddiaların doğrulanmadığı belirtilmelidir.
Bu sayfa, Vikipedi'deki «Hasan Tahsin» maddesinden yararlanılarak yapay zekâ destekli editörlük ile özgün cümlelerle yeniden yazılmıştır; Vikipedi metinleri CC BY-SA 4.0 lisanslıdır. Kesin bilgi için resmî ve akademik kaynaklara başvurun; bir hata görürseniz bize bildirin.
Kaynaklar
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; resmî ve bağlayıcı metin için kaynaklara bakın. Hukuki, mali veya tıbbi tavsiye değildir.