İçeriğe geç
12 Ekim 2026, PazartesiŞehitlerimize vefa, gazilerimize minnet.

Bilgi Merkezi / Rehber

Başkomutanlık Meydan Muharebesi

Başkomutanlık Meydan Muharebesi, 30 Ağustos 1922'de Kütahya'nın Dumlupınar ilçesi yakınlarında Türk ve Yunan orduları arasında yapılan ve İstiklal Savaşı'nın kesin Türk zaferiyle sonuçlanmasını sağlayan büyük bir meydan savaşıdır. Mustafa Kemal Paşa'nın bizzat yönettiği bu muharebe, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesindeki en önemli dönüm noktalarından biridir. Bu zaferin yıl dönümü, Türkiye'de ulusal bayram olarak kutlanmaktadır.

Son gözden geçirme: 11 Ekim 2026

Tarih
30 Ağustos 1922
Yer
Kütahya, Dumlupınar
Taraflar
Türk Ordusu - Yunan Ordusu
Komutanlar
Mustafa Kemal Paşa (Türk) - General Trikupis (Yunan)
Sonuç
Kesin Türk zaferi

1922 Yazında Durum

Sakarya Meydan Muharebesi'nin ardından Yunan tarafı, Şubat ve Mart 1922'de Londra'dan askeri yardım talebinde bulundu ancak bu istek reddedildi. Yunan Başbakanı Gounaris'in Anadolu'dan çekilme tehdidi hükümetince kabul görmedi ve istifa etmek zorunda kaldı. Bu süreçte Ankara Hükümeti ile Fransa arasında 20 Ekim 1921'de imzalanan anlaşma, İtilaf Devletleri arasındaki ittifakı zayıflattı. İtalya'nın da Temmuz 1921'de Antalya'dan çekilerek Türk tarafını desteklemesi, müttefikler arasındaki görüş ayrılıklarını iyice belirginleştirdi.

TBMM Hükümeti'nin barış girişimleri sonuçsuz kalınca, İçişleri Bakanı Fethi Bey'in 14 Ağustos 1922'de gönderdiği raporda "Milli gayenin sağlanması, ancak askeri faaliyetlerle kabil olabilecektir" görüşü bildirildi. Bu rapor, taarruz kararının alınmasında etkili oldu.

Türk Hazırlıkları

15 Eylül 1921'de seferberlik ilan edilerek ordunun asker eksiği tamamlandı. Fransa'dan sağlanan silah ve mühimmat desteği ile Sovyetler Birliği'nden gelen mali yardım, ordunun geliştirilmesinde kullanıldı. Batı Cephesi'ndeki askeri mevcut 208.000 kişiye ulaştı; yiyecek, giyecek ve cephane yeterli düzeye getirildi.

Genel taarruz hazırlıkları Haziran 1922'de başlatıldı. 6 Ağustos 1922'de orduya gizlice taarruz emri verildi. Mustafa Kemal Paşa, Akşehir'de komutanlarla yaptığı toplantıda 26 Ağustos'u taarruz günü olarak belirledi. Plan, Afyon'un güneyinden Dumlupınar yönüne baskın şeklinde başlayacak ve meydan savaşına dönüştürülerek düşman kuvvetlerini tümüyle yok etmeyi hedefliyordu.

Yunan Hazırlıkları

Yunan ordusu, Türk taarruzuna karşı hazırlıksız değildi. Afyon bölgesi müstahkem hale getirilmiş, tel örgüler, makineli tüfek yuvaları ve topçu mevzileriyle takviye edilmişti. Ayrıca geri çekilme durumunda kullanılmak üzere İlbulak Dağı ve Dumlupınar-Toklusivrisi hattında ikinci ve üçüncü savunma hatları hazırlanmıştı. İzmir-Afyon-Eskişehir demiryolu, Mudanya iskelesi, keşif uçakları ve 4.000'den fazla kamyon, Yunanlara lojistik ve keşif üstünlüğü sağlıyordu.

Yunan ordusunun toplam mevcudu 300.000 civarındaydı; bunun 225.000'i Anadolu'da bulunuyordu. General Hacianesti'nin aldığı iki karar, savaşın kaderini etkiledi: 1. Kolordu komutanına ihtiyattaki 2. Kolordu'ya emir verme yetkisinin kaldırılması ve 1. Kolordu'nun ihtiyat tümenlerinin cephe hattına yayılması. Bu kararlar, Türk taarruzu karşısında Yunan savunmasını zayıflattı.

Büyük Millet Meclisi Ordusu

1. Ordu, Sakallı Nurettin Paşa komutasında 4 Kolordu (1., 2., 4. Kolordu ve 5. Süvari Kolordusu) ile yarma harekâtını gerçekleştirecekti. Toplamda 11 piyade ve 3 süvari tümeninden oluşan bu kuvvetin muharip mevcudu 88.000 piyade, 12.000 süvari ve 137 toptu. 1. Kolordu, Çiğiltepe, Kırcaaslan Tepe, Tınaz Tepe ve Belen Tepe'ye taarruz edecekti. 4. Kolordu ise Belentepe doğusu, Kalecik Sivrisi ve Büyük Kalecik üzerinden Afyon'a yönelecekti.

2. Ordu, Yakup Şevki Subaşı komutasında 3. ve 6. Kolordularla cephenin kuzey kesiminde görev yapacaktı. Yarma bölgesinde Türk kuvvetleri 100.000 askerle, Yunan kuvvetlerine karşı 3'e 1 sayısal üstünlük sağlıyordu. Bu üstünlük, topçu desteği ve süvari gücüyle birleşince Yunan direnişinin kırılması kaçınılmaz hale geldi.

Taarruzun Başlaması

26 Ağustos gecesi 5. Süvari Kolordusu, Ahır Dağları'ndaki Ballıkaya mevkiinden sızarak Yunan hatlarının gerisine geçti. Sabah 4.30'da başlaması planlanan taarruz, sis nedeniyle ancak 5.30'da başlayabildi. Yarım saat süren yoğun bombardımanın ardından piyade taarruzu başladı ve Tınaztepe, Belentepe ile Kalecik Sivrisi kısa sürede ele geçirildi. Ancak Yunan takviyeleri ve topçu ateşi nedeniyle taarruz öğlene doğru yavaşladı.

Akşam saatlerinde 5. Süvari Kolordusu, Yunan birliklerinin İzmir-Afyon iletişim hattını kesti. Bu, Yunan Başkomutanlık Karargâhı ile cephe arasındaki haberleşmeyi kopardı. 27 Ağustos sabahı Türk birliklerinin devam taarruzuyla cephe tamamen yarıldı; Yunan 1. Kolordusu ikiye bölündü ve kuzeybatıya çekilmek zorunda kaldı.

Meydan Muharebesi ve Zafer

28-30 Ağustos arasında Türk birlikleri, çekilen Yunan kuvvetlerini takip etti ve mevzi almalarına fırsat vermedi. 2. Türk Ordusu'nun kuzeyden çevirme harekâtı, Yunan 1. ve 2. Kolordu birliklerini Murat Dağı eteklerinde kuşattı. 30 Ağustos günü akşam 19.30'a kadar süren çarpışmalarda Yunan 4. ve 12. Tümenleri tamamen, 5. ve 9. Tümenleri kısmen imha edildi. Aynı gün Türk birlikleri Kütahya'ya girdi.

General Trikupis ve 6.000 askeri, 2 Eylül'de Uşak'ta teslim oldu. Bu muharebeyle Yunan ordusunun bel kemiğini oluşturan 6 piyade tümeni (85.000 asker) dağıtıldı. Savaş, 9 Eylül'de İzmir'in kurtarılması ve 17 Eylül'de Bandırma'dan Yunan birliklerinin tahliyesiyle sona erdi. Yunan ordusunun zayiatı 100.000'in üzerindeydi; Batı Anadolu, geri çekilen Yunan ordusunun yakıp yıkma taktiğiyle büyük ölçüde harap oldu.

Mustafa Kemal Paşa'nın Duyguları

Meydan savaşından sonra çevreyi gezen Mustafa Kemal Paşa, düşmanın ağır yenilgisini, savaş alanında bıraktığı silah ve cephaneyi, ölüleri ve esir kafilelerini gördüğünde çok duygulandı. Yanındakilere şu sözleri söyledi:

"Bu manzara insanlık için utanç vericidir. Ama biz burada vatanımızı savunuyoruz. Sorumluluğumuz, en büyük sorumluluktur." Bu sözler, zaferin insani boyutunu ve Türk milletinin haklı mücadelesini özetler niteliktedir.

Vefa ile

Başkomutanlık Meydan Muharebesi, Türk milletinin bağımsızlık uğruna verdiği mücadelenin en parlak zaferlerinden biridir. Bu zaferi kazanan başta Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşları olmak üzere, canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.

Bu sayfa, Vikipedi'deki «Başkomutanlık Meydan Muharebesi» maddesinden yararlanılarak yapay zekâ destekli editörlük ile özgün cümlelerle yeniden yazılmıştır; Vikipedi metinleri CC BY-SA 4.0 lisanslıdır. Kesin bilgi için resmî ve akademik kaynaklara başvurun; bir hata görürseniz bize bildirin.

Kaynaklar

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; resmî ve bağlayıcı metin için kaynaklara bakın. Hukuki, mali veya tıbbi tavsiye değildir.