İçeriğe geç
12 Ekim 2026, PazartesiŞehitlerimize vefa, gazilerimize minnet.

Bilgi Merkezi / Rehber

Cevat Çobanlı

Cevat Çobanlı, Osmanlı'nın son döneminde yetişmiş, Çanakkale Deniz Zaferi'nde gösterdiği üstün başarılarla '18 Mart Kahramanı' unvanını kazanmış bir asker ve devlet adamıdır. Arapgir'in köklü Çobanoğluzade ailesine mensup olan Çobanlı, Harp Akademisi'ni birincilikle bitirmiş, Balkan Savaşları'ndan Kurtuluş Savaşı'na kadar birçok cephede vatan savunmasına katkıda bulunmuştur. Cumhuriyet döneminde de önemli görevler üstlenen Çobanlı, 1938'de vefat etmiştir.

Son gözden geçirme: 11 Ekim 2026

Doğum
14 Eylül 1870, İstanbul
Ölüm
13 Mart 1938, Kadıköy, İstanbul
Rütbe
Orgeneral
Unvan
18 Mart Kahramanı
Önemli Görev
Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanı
Defin
Erenköy Mezarlığı'ndan Devlet Mezarlığı'na nakledildi

Kökleri ve Askeri Eğitimi

Cevat Çobanlı, 14 Eylül 1870'te İstanbul'da dünyaya geldi. Babası Müşir Şakir Paşa, ailesi ise Malatya'nın Arapgir ilçesine dayanan Çobanoğluzade ailesidir. Bu aile, Osmanlı'ya çok sayıda asker ve devlet adamı kazandırmış köklü bir Türk ailesidir. Arapgirli tarihçi Minas Bebiryan, Çobanoğulları'nı Ermenilerle sık sık savaşmış bir aile olarak anmıştır. Ayrıca Sadrazam Yusuf Kamil Paşa ile de akrabalık bağı bulunmaktadır.

Galatasaray Lisesi'nden mezun olduktan sonra 1888'de Harp Okulu'na giren Cevat Çobanlı, 1891'de üsteğmen, 1894'te ise Harp Akademisi'ni birincilikle bitirerek kurmay yüzbaşı oldu. 1894-1900 yılları arasında padişah yaveri olarak görev yaptı. Bu dönemde depremden zarar gören askeri binaların onarımıyla ilgilendi. 1895'te Fransa'ya, 1899'da Bulgaristan'a ve Lahey'deki silahsızlanma konferansına gönderildi. 1905'te Edirne'nin tahkimatı için kurulan komisyonda yer aldı. 1909'da rütbesi geçici olarak geri alınsa da kısa sürede yeniden yükseldi ve 1911-1912'de 1. Ordu Kurmay Başkanlığına getirildi.

Balkan Savaşları ve Çanakkale'de Destan

Balkan Savaşları sırasında Şark Ordusu ve Çatalca Ordusu'nda kurmay başkanlığı görevlerinde bulunan Cevat Çobanlı, savaşın ardından 9. Tümen Komutanı ve Osmanlı-Bulgar Sınır Komisyonu Başkanı olarak görev yaptı. 10 Ağustos 1914'te ise tarihi bir göreve atandı: Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığı. Bu görev, onun adını ölümsüzleştirecek olan Çanakkale savunmasının başına geçmesi anlamına geliyordu.

29 Kasım 1914'te mirliva rütbesine terfi ederek paşa olan Cevat Çobanlı, 18 Mart 1915'teki büyük deniz zaferinde kritik bir rol oynadı. Düşman donanmasının boğazı geçme girişimlerini başarıyla püskürten savunma hattını yönetti. Bu başarısıyla '18 Mart Kahramanı' unvanını kazandı. Çanakkale'deki hizmeti, onun askeri dehasının ve vatan sevgisinin en önemli göstergesi oldu.

Galiçya ve Filistin Cepheleri

Çanakkale'deki başarısının ardından 9 Ekim 1915'te 14. Kolordu Komutanlığına atanan Cevat Paşa, 1916'da 15. Kolordu Komutanı olarak Galiçya Cephesi'nde görevlendirildi. Burada Avusturya-Macaristan ordusuyla birlikte Rus kuvvetlerine karşı savaştı. Avusturya basınında yer alan bir anekdota göre, 18. yüzyılda yaşamış Ukraynalı kâhin Mosij Wernyhora'nın 'Türk atını Dinyester'de suladığında Polonya ayağa kalkacak' kehaneti, Cevat Paşa'nın bu cephedeki varlığıyla ilişkilendirildi. Savaşın sonunda Polonya'nın yeniden kurulması, bu kehanetin bir sembolü olarak anıldı.

1917'de 8. Ordu Komutanlığına atanarak Filistin Cephesi'ne gönderildi. Yıldırım Ordular Grubu bünyesinde, Liman von Sanders ve Mustafa Kemal Paşa ile birlikte görev yaptı. 1918'deki İngiliz taarruzu karşısında ordusu büyük kayıplar verse de Cevat Paşa, Şeria Nehri'nin doğusuna çekilmeyi başardı. Cephede görevi kalmadığı gerekçesiyle İstanbul'a geri çağrıldı.

Mütareke Dönemi ve Malta Sürgünü

Mondros Mütarekesi'nin imzalandığı dönemde Genelkurmay Başkanlığı görevini vekaleten yürüten Cevat Paşa, 3 Kasım 1918'de Umumi Karargah Reisliği'ne atandı. 19 Aralık 1918 - 13 Ocak 1919 tarihleri arasında Harbiye Nazırlığı yaptı. 14 Mayıs 1919'da ise Fevzi Paşa'nın görevden alınması üzerine Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Reisliği'ne getirildi ve bu görevi 2 Aralık 1919'a kadar sürdürdü.

16 Mart 1920'de İstanbul'u işgal eden İngiliz kuvvetleri tarafından tutuklanarak Bekirağa Bölüğü'ne konuldu. Bir hafta sonra, 22 Mart'ta bir savaş gemisiyle Malta'ya sürgüne gönderildi ve 2773 numaralı sürgün olarak kaydedildi. Malta'da yaklaşık iki yıl kalan Cevat Paşa, 23 Ekim 1921'de imzalanan takas anlaşmasıyla 15 Ocak 1922'de Türkiye'ye döndü.

Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Dönemi

Ankara'ya döndükten sonra 9 Şubat 1922'de El-Cezire Bölgesi Komutanlığına atanan Cevat Paşa, 21 Ekim 1922'de 3. Ordu Müfettişi oldu. 31 Ekim 1922'de bu görevinden istifa ederek Elaziz (Elazığ) mebusu olarak TBMM'ye girdi. 1924'te hem askerlik hem de milletvekilliği görevini sürdüren subaylara birini tercih etmeleri yönündeki karar üzerine milletvekilliğinden istifa etti ve Askeri Şura Üyeliği'ne atandı.

Cumhuriyet döneminde Mısır Sorunu ve Irak Sınırı Sorunu görüşmelerinde Türkiye'yi Milletler Cemiyeti'nde temsil etti. 1932'de Cenevre Silahları Sınırlandırma Konferansı'na delege olarak katıldı. 14 Eylül 1935'te orgenerallik rütbesindeyken yaş haddinden emekliye ayrıldı. İstanbul Kadıköy'deki evine çekilen Cevat Çobanlı, 13 Mart 1938'de 68 yaşında vefat etti. Erenköy Mezarlığı'na defnedilen naaşı, daha sonra Atatürk Orman Çiftliği arazisindeki Devlet Mezarlığı'na nakledildi.

Nişanları ve Madalyaları

Cevat Çobanlı, askeri başarıları ve devlet hizmetleri nedeniyle birçok nişan ve madalyayla ödüllendirilmiştir. Bunlar arasında Gümüş Liyakat Nişanı (1894), Bulgar Liyakat Nişanı (1898), 2. Rütbeden Alman Prusya Taç Nişanı (1903), 2. Rütbeden Saint Aleksandr Nişanı (1911), Altın Muharebe Liyakat ve İmtiyaz Madalyaları (1915), 1. ve 2. Rütbeden Alman Demir Haç Nişanı (1915), 2. Rütbeden Alman Kırmızı Kartal Nişanı (1916), 1. Rütbeden Kılıçlı Mecidi Nişanı (1917), Kılıçlı Alman Prusya Taç Nişanı (1917), 1. ve 2. Rütbeden Avusturya-Macaristan Demir Haç Nişanı (1917) ve Kırmızı şeritli İstiklal Madalyası (1923) bulunmaktadır.

Bu nişanlar, onun hem Osmanlı hem de müttefik devletler nezdinde ne kadar saygın bir asker olduğunu göstermektedir. Özellikle İstiklal Madalyası, Kurtuluş Savaşı'na yaptığı katkıların ve vatan savunmasındaki kararlılığının bir nişanesidir.

Vefa ile

Cevat Çobanlı, Çanakkale'de yazdığı destanla ve Kurtuluş Savaşı'ndaki hizmetleriyle milletin gönlünde müstesna bir yer edinmiştir. Onun ve silah arkadaşlarının aziz hatıraları, şehitlerimize ve gazilerimize olan vefa borcumuzun en önemli simgelerindendir.

Bu sayfa, Vikipedi'deki «Cevat Çobanlı» maddesinden yararlanılarak yapay zekâ destekli editörlük ile özgün cümlelerle yeniden yazılmıştır; Vikipedi metinleri CC BY-SA 4.0 lisanslıdır. Kesin bilgi için resmî ve akademik kaynaklara başvurun; bir hata görürseniz bize bildirin.

Kaynaklar

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; resmî ve bağlayıcı metin için kaynaklara bakın. Hukuki, mali veya tıbbi tavsiye değildir.