Bilgi Merkezi / Rehber
Barış Pınarı Harekâtı
Barış Pınarı Harekâtı, 9 Ekim 2019'da Türk Silahlı Kuvvetleri ve Suriye Millî Ordusu unsurlarınca, Suriye'nin kuzeyinde tek taraflı özerklik ilan eden Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) karşı başlatılan sınır ötesi bir askerî harekâttır. Harekâtın amacı, Türkiye'nin güney sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek, sınır bölgesini terör unsurlarından arındırmak ve 30 kilometre derinliğinde bir güvenli bölge oluşturarak Suriyeli sığınmacıların bu bölgeye yerleştirilmesini sağlamaktır.
Son gözden geçirme: 11 Ekim 2026
- Tarih
- 9 Ekim 2019 – 23 Ekim 2019
- Yer
- Suriye'nin kuzeyi (Tel Abyad, Rasüleyn, Ayn İsa, Kamışlı)
- Taraflar
- Türkiye, Suriye Millî Ordusu / SDG, Suriye Hükûmeti
- Amaç
- Sınır güvenliğini sağlamak, terör koridorunu yok etmek, güvenli bölge oluşturmak
- Sonuç
- Soçi Mutabakatı ile harekâtın sona ermesi, SDG'nin sınırdan çekilmesi
Arka Plan
2011'de başlayan Suriye İç Savaşı, ülkeyi dört ana güç odağına bölmüştü: Beşşar Esad yönetimi, Suriye muhalefeti, IŞİD ve ağırlıklı olarak Kürtlerden oluşan Suriye Demokratik Güçleri (SDG). SDG, ABD ve Batılı ülkelerin desteğiyle Fırat'ın doğusunda hâkimiyet kurmuştu. Türkiye ise SDG'yi PKK'nın Suriye kolu olarak görüyor ve sınır güvenliği açısından tehdit olarak değerlendiriyordu.
Ağustos 2019'da Türkiye ile ABD arasında, SDG'nin kontrolündeki bölgelerde güvenli bölge kurulması ve ortak devriyeler yapılması konusunda bir mutabakata varıldı. Ancak Türkiye, anlaşmanın beklentilerini karşılamadığını düşünüyordu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, SDG'ye yönelik sert açıklamalarda bulundu ve Ekim ayı başında sürenin dolduğunu ilan etti. 7 Ekim'de SDG, Amerikan askerlerinin bölgeden çekilmeye başladığını duyurdu.
Harekâtın Başlangıcı
Harekât hazırlıkları, 6 Ekim 2019'da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki telefon görüşmesinin ardından ABD kuvvetlerinin Fırat'ın doğusundaki sınır bölgelerinden çekilmesiyle hız kazandı. Beyaz Saray, Türkiye'nin operasyonuna karışmayacağını ve bölgedeki ABD personelinin çekileceğini açıkladı. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Türkiye'nin meşru bir güvenlik endişesi taşıdığını ifade etti. SDG ise ABD tarafından ihanete uğradıklarını öne sürdü.
8 Ekim'de Türk Silahlı Kuvvetleri, Irak'tan Suriye'ye geçen bir silahlı konvoyu bombaladığını bildirdi. Aynı gün Rusya Özel Kuvvetleri Fırat üzerinden geçiş yaptı; Suriye hükûmeti, Menbic yakınlarına asker konuşlandırdı. TSK, Rasüleyn'i bombalayarak hedeflere makineli tüfeklerle ateş açtı.
9 Ekim: Harekâtın İlk Günü
9 Ekim 2019 sabahı Türk Hava Kuvvetleri, SDG kontrolündeki Tel Abyad, Rasüleyn, Ayn İsa ve Kamışlı bölgelerine hava saldırıları düzenledi; top atışlarıyla kara harekâtının hazırlığı yapıldı. Suriye'den Nusaybin'e atılan roketler sonucu üç sivil hayatını kaybetti, 46 kişi yaralandı. Türkiye kaynakları bu saldırıların PKK/YPG tarafından gerçekleştirildiğini belirtti.
Günün ilerleyen saatlerinde TSK, kara harekâtının Tel Abyad dahil üç noktadan başladığını duyurdu. SDG, bombardımanda sivillerin hedef alındığını iddia etti ve ABD'ye uçuşa yasak bölge çağrısı yaptı. Ayrıca IŞİD'e karşı operasyonları durdurduğunu açıkladı. SDG, TSK'nın Rasüleyn'de uyuyan hücreleri harekete geçirdiğini öne sürdü; El-Chirkin cezaevi duvarlarının vurulduğunu ve IŞİD mensuplarının kaçışına zemin hazırlandığını iddia etti.
Trump'ın Erdoğan'a Mektubu
Operasyonun başladığı gün ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a alışılmış diplomatik üsluptan uzak bir mektup gönderdi. Mektupta, "Sert adam olma. Aptallık etme!" ifadeleri yer aldı; SDG komutanı Mazlum Kobani'nin mektubunun da eklendiği belirtildi. Trump, Türk ekonomisini mahvetmekle tehdit ederken, tarihin Erdoğan'ı iyi ya da kötü hatırlayacağını yazdı.
Mektup, Türk hükûmeti tarafından reddedildi ve "diplomatik nezaketten yoksun" olarak nitelendirildi. Bir yetkili, "Mektup Erdoğan tarafından çöpe atıldı" dedi. En net yanıt ise aynı gün saat 16.00'da Barış Pınarı Harekâtı'nın başlatılması oldu.
10-11 Ekim: Çatışmalar ve İlerleyiş
10 Ekim'de TSK, SDG'ye yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı; 181 hedefin vurulduğu ve Türkiye destekli 14.000 Suriyeli savaşçının operasyonlara katıldığı bildirildi. Özgür Suriye Ordusu, Tel Abyad bölgesinde ilerleyerek Tabatin ve El-Muşrifah köylerini ele geçirdi. TSK, 11 köyün kontrol altına alındığını açıkladı. SDG'nin Türkiye'ye yönelik havan ve roket atışları sonucu 7 sivil öldü, 85 sivil yaralandı; 70.000 civarında kişi bölgeden göç etti.
11 Ekim'de Kamışlı'dan açılan ateş sonucu Nusaybin'de iki Anadolu Ajansı muhabiri yaralandı. Suruç'ta iki sivil havan topu mermisiyle hayatını kaybetti. TSK, Ayn el-Arab'a top atışı yaptı. Suriye Millî Ordusu, Tel Abyad'ın güneydoğusundaki Halawa köyünü ve Tell Halaf'ı ele geçirdi. Kamışlı'da IŞİD'in bombalı saldırısında 5 sivil öldü; TSK bombardımanı sonucu bir hapishane zarar gördü ve beş IŞİD üyesi kaçtı.
Uluslararası Tepkiler ve Soçi Mutabakatı
Harekât uluslararası alanda geniş çapta kınandı. Suriye Dışişleri Bakan Yardımcısı Faysal Mikdad, SDG'yi ayrılıkçılıkla suçlayarak harekâtın sebebi olmakla itham etti, ancak yabancı bir gücün Suriye topraklarını işgalini kınadı. Suriye hükûmeti, Rusya'nın arabuluculuğuyla SDG ile anlaşarak ordusunu sınır bölgesine ve SDG kontrolündeki bazı kentlere konuşlandırdı. 17 Ekim'de Beşşar Esad, harekâtı "işgal" olarak niteledi.
22 Ekim'de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Cumhurbaşkanı Erdoğan, Soçi'de bir mutabakata vardı. Buna göre SDG, sınır bölgesinden ve Tel Rıf'at ile Menbic'ten 30 kilometre uzağa çekilecekti; ateşkes süresi 150 saat uzatıldı. Rusya askerî polisi ve Suriye sınır muhafızları, harekât alanı dışındaki bölgelere girecekti. 23 Ekim'de Türkiye Millî Savunma Bakanlığı harekâtın sona erdiğini açıkladı. 29 Ekim'de Rusya, 68 askerî birlikteki 34.000 SDG'linin bölgeden çekildiğini duyurdu.
Sonuç ve Değerlendirme
Barış Pınarı Harekâtı, Türkiye'nin sınır güvenliği endişelerini gidermeye yönelik önemli bir adım olarak kayıtlara geçti. Harekât sonucunda SDG unsurları sınır hattından çekilmek zorunda kaldı; Türkiye, kontrol ettiği bölgelerde güvenli bölge oluşturma hedefini kısmen gerçekleştirdi. Ancak harekât, uluslararası toplumda tartışmalara yol açtı ve Suriye'nin toprak bütünlüğü konusundaki hassasiyetleri yeniden gündeme getirdi.
Türkiye, harekâtı meşru müdafaa hakkı ve BM Sözleşmesi'nin 51. maddesi çerçevesinde savundu. Harekât sırasında yaşanan kayıplar, şehitlerimizin aziz hatıralarıyla birlikte milletimizin hafızasında yerini aldı. Bugün, sınır ötesinde terör koridorunun engellenmesi ve güvenli bölge vizyonu, Türkiye'nin savunma politikasının önemli bir parçası olarak değerlendirilmektedir.
Vefa ile
Barış Pınarı Harekâtı, vatan toprağının korunması ve sınır güvenliğinin sağlanması uğruna canlarını feda eden kahraman şehitlerimizin aziz hatıralarını milletimizin gönlünde yaşatmaktadır. Onların fedakârlıkları, Türk milletinin bağımsızlık ve güvenlik anlayışının sarsılmaz bir nişanesi olarak nesilden nesile aktarılacaktır.
Bu sayfa, Vikipedi'deki «Barış Pınarı Harekâtı» maddesinden yararlanılarak yapay zekâ destekli editörlük ile özgün cümlelerle yeniden yazılmıştır; Vikipedi metinleri CC BY-SA 4.0 lisanslıdır. Kesin bilgi için resmî ve akademik kaynaklara başvurun; bir hata görürseniz bize bildirin.
Kaynaklar
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; resmî ve bağlayıcı metin için kaynaklara bakın. Hukuki, mali veya tıbbi tavsiye değildir.