Bilgi Merkezi / Rehber
Balkan Savaşları
1912-1913 yıllarında vuku bulan Balkan Savaşları, Osmanlı Devleti'nin Rumeli'deki dört asırlık hâkimiyetinin sona erdiği, milletimizin hafızasında derin yaralar açan bir dönüm noktasıdır. Birinci Balkan Savaşı'nda Bulgaristan, Sırbistan, Yunanistan ve Karadağ'ın oluşturduğu ittifak karşısında ağır bir yenilgi alan Osmanlı ordusu, Edirne'den Çatalca'ya kadar çekilmek zorunda kalmıştır. İkinci Balkan Savaşı'nda ise Bulgaristan'a karşı harekete geçen Osmanlı kuvvetleri, Edirne ve Kırklareli'ni geri alarak kaybettiği toprakların bir kısmını telafi etmeye çalışmıştır.
Son gözden geçirme: 11 Ekim 2026
- Tarih
- 8 Ekim 1912 - 10 Ağustos 1913
- Yer
- Balkan Yarımadası, Trakya, Ege Adaları
- Taraflar
- Osmanlı Devleti, Bulgaristan, Sırbistan, Yunanistan, Karadağ, Romanya
- Sonuç
- Londra, Bükreş ve İstanbul Antlaşmaları; Osmanlı'nın Rumeli'den çekilmesi
- Önemli Gelişme
- Edirne'nin geri alınması (İkinci Balkan Savaşı)
Savaşın Arka Planı
1878 Berlin Antlaşması'ndan sonra bağımsızlığını kazanan Balkan devletleri, Osmanlı yönetiminde kalan topraklarda yaşayan soydaşlarını birleştirme gayesiyle hareket etmeye başladı. Özellikle Bulgaristan, 1908'de bağımsızlığını ilan ettikten sonra Makedonya üzerinde etkin bir politika izledi. Avusturya-Macaristan'ın aynı yıl Bosna-Hersek'i ilhak etmesi ise Sırbistan'ı benzer bir yayılmacılığa yöneltti.
1912'de Rusya'nın arabuluculuğuyla Bulgaristan, Sırbistan, Yunanistan ve Karadağ arasında kurulan Balkan Birliği, Osmanlı'yı Avrupa'dan atmak için anlaştı. Trablusgarp Savaşı'nda Osmanlı'nın zor durumda kalması, bu devletleri cesaretlendirdi. Ordularını seferber eden ittifak, 8 Ekim 1912'de Karadağ'ın saldırısıyla savaşı başlattı.
Birinci Balkan Savaşı ve Osmanlı'nın Yenilgisi
Birinci Balkan Savaşı, 8 Ekim 1912'de Karadağ'ın Osmanlı'ya savaş ilanıyla başladı. Kısa sürede Bulgar, Sırp ve Yunan orduları Osmanlı sınırlarına girdi. Osmanlı ordusu, Trablusgarp Savaşı'nın yorgunluğu ve Balkanlar'da karışıklık çıkmayacağı düşüncesiyle bölgedeki kuvvetlerinin büyük kısmını terhis etmişti. Bu sebeple sayıca yetersiz kalan Osmanlı birlikleri, Doğu ve Batı cephelerinde ağır yenilgiler aldı.
Bulgar ordusu Çatalca'ya kadar ilerleyerek İstanbul'u tehdit etti. Sırp ve Yunan kuvvetleri Makedonya'yı işgal etti. Arnavutluk, işgal karşısında bağımsızlığını ilan etti. Yunanistan, Gökçeada ve Bozcaada dışındaki Ege adalarını ele geçirdi. Savaş, 30 Mayıs 1913'te Londra Antlaşması ile sona erdi. Bu antlaşmayla Osmanlı, Midye-Enez hattının batısındaki tüm topraklarını kaybetti; Edirne ve Kırklareli Bulgarlara bırakıldı.
Osmanlı'nın Savaşı Kaybetme Sebepleri
Osmanlı'nın bu hızlı yenilgisinin birçok sebebi vardı. Trablusgarp Savaşı'nın devam etmesi, ordunun dikkatinin dağılmasına yol açtı. Balkanlar'da sükûnet olacağı varsayımıyla 75.000 asker terhis edildi. Ordunun teçhizatı düşmandan üstün olmasına rağmen, birlikler sabotaj ve baskınlara açık ileri mevzilerde konuşlandırıldı. Sırbistan'ın Almanya'dan aldığı ağır silahların Selanik Limanı üzerinden geçirilmesine göz yumuldu.
İttihat ve Terakki ile Hürriyet ve İtilaf fırkaları arasındaki siyasi çekişme, subaylar arasında yardımlaşmayı engelledi. Askerlik ve siyaset iç içe girdi. Arnavutların bir kısmı, 1910-1911 olayları sebebiyle Osmanlı'ya karşı tavır aldı. Savaşın kısa sürmesi, Anadolu ve Arap vilayetlerindeki birliklerin cepheye nakline imkân tanımadı. Bu ihmaller zinciri, binlerce askerimizin şehadetine ve Balkanlar'ın elden çıkmasına sebep oldu.
İkinci Balkan Savaşı ve Edirne'nin Kurtuluşu
Birinci Balkan Savaşı'nın ardından Makedonya'daki toprak paylaşımından memnun kalmayan Bulgaristan, 16 Haziran 1913'te eski müttefiklerine saldırdı. Sırp ve Yunan orduları, sayıca üstünlüklerini kullanarak Bulgar saldırısını püskürttü ve karşı saldırıya geçti. Savaşa katılmamış olan Romanya da kuzeyden Bulgaristan'ı işgal etti.
Bu fırsatı değerlendiren Osmanlı ordusu, Midye-Enez hattını aşarak Edirne ve Kırklareli'ni geri aldı. 10 Ağustos 1913'te imzalanan Bükreş Antlaşması ile Bulgaristan, Dobruca'yı Romanya'ya, Kavala'yı Yunanistan'a bıraktı. Osmanlı, İstanbul Antlaşması ile Kırklareli ve Dimetoka'yı geri aldı; Batı Trakya Bulgaristan'da kaldı. Yunanistan'la yapılan Atina Antlaşması ile Girit ve Ege adaları Yunanistan'a bırakıldı.
Elçiler Konferansı ve Ege Adaları Meselesi
Ege adalarının durumu, Londra'da toplanan Elçiler Konferansı'nda ele alındı. 1914 Şubat ayında alınan karara göre, Meis adası dışında İtalya'nın işgal ettiği adalar İtalya'ya, Gökçeada ve Bozcaada dışında Yunanistan'ın işgal ettiği adalar Yunanistan'a bırakılacaktı. Ancak bu kararın hukuken geçerli olması için İtalya ve Yunanistan'ın Osmanlı ile ayrı ayrı antlaşma imzalaması gerekiyordu.
Bu antlaşmalar imzalanamadan Birinci Dünya Savaşı patlak verdi. Böylece Ege adalarının kaderi, büyük devletlerin çıkar çatışmaları arasında belirsizliğini korudu. Osmanlı, bu süreçte adalar üzerindeki hukuki iddialarını sürdürmekle birlikte, fiilen bu toprakları kaybetmişti.
Savaşın Sonuçları ve Millî Hafıza
Balkan Savaşları, Osmanlı Devleti'nin Rumeli'deki dört asırlık hâkimiyetine son verdi. Meriç Nehri'nin batısındaki tüm topraklar kaybedildi. Yüz binlerce asker şehit düştü, binlerce top ve silah stoku düşman eline geçti. Savaş, Balkanlar'daki Türk, Pomak ve Arnavut Müslümanların büyük bir kısmının katledilmesine veya göç etmesine yol açtı. Bu göç dalgası, Anadolu'nun demografik yapısını derinden etkiledi.
Bu savaşlar, milletimizin hafızasında derin bir yara açtı. Rumeli'ndeki onca yıllık medeniyet mirası, birkaç ay içinde kaybedildi. Ancak Edirne'nin geri alınması, milletimizin yeniden dirilişinin ilk kıvılcımı oldu. Balkan Savaşları, aynı zamanda Birinci Dünya Savaşı'nın habercisi olarak tarihe geçti.
Vefa ile
Balkan Savaşları'nda Rumeli topraklarını savunurken şehadete yürüyen binlerce askerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyoruz. Onların kanlarıyla sulanan bu topraklar, milletimizin hafızasında ebedi bir vefa nişanesi olarak yaşayacaktır.
Bu sayfa, Vikipedi'deki «Balkan Savaşları» maddesinden yararlanılarak yapay zekâ destekli editörlük ile özgün cümlelerle yeniden yazılmıştır; Vikipedi metinleri CC BY-SA 4.0 lisanslıdır. Kesin bilgi için resmî ve akademik kaynaklara başvurun; bir hata görürseniz bize bildirin.
Kaynaklar
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; resmî ve bağlayıcı metin için kaynaklara bakın. Hukuki, mali veya tıbbi tavsiye değildir.